3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2020/1121 E. , 2020/6746 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen cezai şart, uyarı cezası ve reçete bedeli iadesi davasının reddine dair verilen hüküm hakkında, bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden kurulan hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, ... ilçesinde faaliyet gösteren ... eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı kurum ile imzalanan sözleşme kapsamında kurum mensuplarına hizmet verdiğini, dava dışı bir doktor hakkında yapılan soruşturma nedeniyle Şubat-Ekim 2010 tarihleri arasındaki reçetelerin incelenmesi neticesinde eczanesine ait 2 adet reçete nedeniyle katkı payı alınmadığı, ilaçların hasta veya yakınına teslim edilmediği gerekçesi ile 2012 protokolünün 5.3.2, 5.3.6., 6.17., 4.3.6., 6.16. ve 4.3.7. maddeleri gereğince 4.880,05 TL cezai şart, uyarı ve 1.055,86 TL reçete bedelinin tahsiline karar verildiğinin bildirildiğini, reçetelerin 2010 yılına ait olup 2009 yılı protokolünün uygulanması gerektiğini, dava konusu reçetelerden ...'e ait reçetede katkı payının alındığını, bunun da kayıtlarda belli olduğunu, diğer hasta ...'e ait olan reçetenin de arkasında ... ve imza ile adres yazılı olduğu halde hastanın oğlunun ifadesinin alınıp, onun da reçete arkasındaki imza ve telefon numarasının kendisine ait olmadığını belirttiğini, iddiaları kabul etmediğini belirterek davalı kurumun 10/04/2015 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı İdare tarafından yapılan soruşturma sonucunda dava konusu işleme dayanak tespitlerin yapıldığı, yargılama aşamasında dinlenen tanık ...'ün beyanlarından davacı eczacının katılım payı tahsilatlarını yapmadığı, her ne kadar ...'in beyanı alınamamış ise de, adı geçenin oğlu tarafından verilen ve taraflar arasında içerik itibariyle çekişmesiz olan beyana göre, reçeteye konu ilaçları alıp almadıklarını hatırlamadığı, bunun yanında reçete arkasında bulunan imza ve telefon nosunun taraflarına ait olmadığını beyan ettiği, dolayısıyla reçete içeriğinin reçete sahibine verildiğinin belgelenemediği, bu oluş itibariyle davacı İdare tarafından düzenlenen işlemin taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve yasal düzenlemeye aykırılık teşkil etmediği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/05/2017 tarih, 2016/105 Esas ve 2017/295 karar sayılı kararının kaldırılmasına; Davanın kabulüne, davalı kurumun 10/04/2015 tarih ve sözleşme-18211049/1962 740 sayılı 4.880,05-TL cezai şart, uyarı ve 1.055,86-TL reçete bedeli tahsili işleminin iptaline, karar verilmiş, hüküm bu defa davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, somut olayın özelliğine göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Hükmedilen karar ve ilam harcına ilişkin yapılan incelemede;
Davalı ...'nın, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 36. maddesi hükmüne göre harçtan muaf olması nedeniyle kendisinden karar ve ilam harcı alınamayacağından, karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması,
HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.