Esas No
E. 2020/524
Karar No
K. 2020/1035
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2020/524 E.  ,  2020/1035 K.KANUN YARARINA BOZMA TALEP EDILEN EK KARARIN TEBLIĞINE ILIŞKIN TEBLIGAT MAZBATASINDA MUHATABIN ADRESTE BULUNMAMA TALEBI YAZMADIĞINDAN TEBLIĞIN USULSÜZ OLDUĞU, KARARIN KESINLEŞMEDIĞINDE ILIŞKIN ILAM

TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62

"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 20.12.2019 tarih ve 2019/18489 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.12.2019 tarih ve KYB-2019/133479 sayılı ihbarname ile;

Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan sanık A. A.'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 206, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2018 tarihli ve 2018/635 esas, 2018/1241 sayılı kararını takiben, sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/07/2019 tarihli ve 2018/635 esas, 2018/1241 sayılı ek kararının "Mahkemesince sanığın yargılama konusu resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu, evvelce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin, 09/09/2015 tarihinde kesinleşen Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2015 tarihli ve 2015/155 esas, 2015/479 sayılı kararının denetim süresinde işlediğinden bahisle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, ancak Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2019 tarihli ve 2018/838 esas, 2019/100 sayılı kararı ile anılan davanın uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verildiğinden, sanık hakkında bahsedilen nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilemeyeceği  anlaşılmakla; benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/07/2017 tarihli ve 2017/2358 esas 2017/3525 karar sayılı ilâmında yer alan, "... hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun ilk kez kanun yararına bozma yolu ile incelenmesi mümkün olmayıp, yasaya aykırı olduğu iddia edilen mahkeme kararlarına karşı başvurulacak diğer kanun yolları tükenmediğinden, yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bu durumun CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilebileceği" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, mahkemesince hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla mahallinde çözümlenebileceği cihetle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden" bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca,  bozulması istenilmiş olmakla, Dosya incelendi, gereği görüşüldü:          Yokluğunda verilen ek kararın sanık A. A.‘a 08.08.2019 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, ancak adreste bulunmama sebebinin mazbatada gösterilmemesi nedeniyle yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 02.07.2019 tarihli 2018/635 Esas ve 2018/1241 Karar sayılı ek kararının henüz kesinleşmediği ve bu haliyle kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla; ihbarnamedeki bozma isteminin CMK’nin 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın gereğinin yerine getirilmesi için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 10.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi. 

Karar Etiketleri
REDDİNE KYB CEZA Ceza Hukuku 1241 sayılı kararını takiben, sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/07/2019 tarihli ve 2018/635 esas, 2018/1241 sayılı ek kararının "Mahkemesince sanığın yargılama konusu resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu, evvelce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin, 09/09/2015 tarihinde kesinleşen Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2015 tarihli ve 2015/155 esas, 2015/479 sayılı kararının denetim süresinde işlediğinden bahisle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, ancak Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2019 tarihli ve 2018/838 esas, 2019/100 sayılı kararı ile anılan davanın uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verildiğinden, sanık hakkında bahsedilen nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilemeyeceği anlaşılmakla; benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/07/2017 tarihli ve 2017/2358 esas 2017/3525 karar sayılı ilâmında yer alan, "... hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun ilk kez kanun yararına bozma yolu ile incelenmesi mümkün olmayıp, yasaya aykırı olduğu iddia edilen mahkeme kararlarına karşı başvurulacak diğer kanun yolları tükenmediğinden, yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bu durumun CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilebileceği" şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, mahkemesince hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu K5237 md.52/2 K1241 md.309 CMK md.311 CMK md.309
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog