Esas No
E. 2011/19324
Karar No
K. 2012/6010
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2011/19324 K. 2012/6010 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/19324, K. 2012/6010, T. 27.03.2012
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/19324
Karar No
2012/6010
Karar Tarihi
27.03.2012
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2011/19324 E.  ,  2012/6010 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, davalı kurum ile müflis işveren....yönetim kurulu üyesi olduğunu bildirdiği davalı ...’a yönelttiği hizmet tespitine ilişkin talebini, 01.07.2004 tarihli dilekçe ile ıslah ederek, müflis ....işyerinde 25.04.1983 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davacının 25.04.1983 tarihinde.... 1 gün sigortalı olarak çalıştığının tespitine hükmedilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Hükmüne uyulan Dairemizin 18.01.2011 gün .... sayılı ilamında; “...25.04.1983 tarihli işe giriş bildirgesinin 12.05.1983 tarihinde ve süresinde Kuruma intikal ettiği, kimlik bilgilerinin davacıya ait olup daha sonraki çalışmaların aynı sicil üzerinden devam ettiği, işe giriş bildirgesinin Emistaş Anonim Şirketinin .. sicil sayılı işyerinden düzenlendiği ayrıca 26.04.1968 doğumlu olan davacıya ilişkin olarak aynı işyerinden düzenlenen 25.04.1983 tarihli çıraklık sözleşmesinin mevcut bulunduğu, Ticaret Sicil Memurluğu yazısına göre 1972 tarihinde kurulan Anonim şirketin 16.03.1985 tarihinde ticaret ünvanını .... olarak değiştirdiği, .... 20.11.1986 tarihli kararıyla şirketin iflasına karar verildiği, tasfiye tamamlanmakla ve anılan mahkemenin 29.07.1999 tarihli ilamıyla iflasın kapanmasına karar verilip şirket kaydının 23.08.1999 tarihinde terkin edildiği, .... hakkında verilen ret kararının isabetli olduğu, ancak, davanın mahiyeti gözetilerek, .... yönünden davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı Kurum yönünden dahi ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, 506 sayılı Yasa’nın 3. maddesinin II/B bendine göre, “Özel Kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları...” uygulanmamaktadır. Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve 05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasasının 4. maddesinde, bu kanuna tabı bir sanatı o sanat için düzenlenen tarih ve pratik öğrenim programına göre o işyerinde öğrenmek amacıyla bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimsenin çırak olarak tanımlandığı;

16.maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmağa mecbur olduğu; 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin .... derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür. Diğer taraftan, bir kişiye çırak denilebilmesi için, o kimsenin durumunun bu özel kanunda çıraklar hakkında yapılan tarife ve nitelendirmeye uyması gerekir. Yani, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının belirtilen tarihte çırak olup-olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılarak karar verilmelidir. Kişi işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceği” belirtilmiştir.

Bozma sonrası yapılan yargılama sürecinde ifadesine başvurulan ve 1983/2. dönem bordro tanığı olan tek tanık davacının mobilya işinde çalıştığını, kendileriyle aynı işi yaptığını, sabah gelip akşam gittiğini ve ücret aldığını, ancak çırak olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir. Mahkemece, başkaca araştırma yapılmaksızın, davacının üretimde çalıştığı, meslek ve sanat eğitiminin arka planda kaldığı gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm verilmiş ise de, kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Öncelikle, hükme dayanak kılınan tanık beyanı çalışma ve üretime katılma olgusunun varlığını ortaya koyacak nitelikte ve açıklıkta olmayıp, mahkemece, diğer bordro tanıkları da dinlenmek suretiyle davacının anılan tarihte ne iş yaptığının, yapılan işin doğrudan üretime mi, yoksa meslek ve sanat öğrenimine mi yönelik bulunduğunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Şayet, meslek ve sanat eğitiminin arka planda kalıp davacının fiilen üretime katıldığı sonucuna varıldığı takdirde, 26.04.1968 doğumlu olan davacının talep tarihinde 14 yaş 11 ay 29 günlük olduğu gözetilerek, sigortalılık başlangıç tarihinin 506 sayılı Yasanın 60-G maddesi kapsamında 18 yaşın ikmal edildiği tarih olacağı ve bu tarihe kadar ödenen malullük, yaşlılık, ölüm sigortası primlerinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiği gözden uzak tutulmamalıdır. O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 27.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk K2089 md.4 K506 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog