15. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/750
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/01/2021
NUMARASI: 2019/398 Esas, 2021/27 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davalı vekili, müvekkilinin davalıya ait inşaatın mobilya işlerinin yapımını üstlendiğini ayrıca davalıya ait konutun da lake işlerini yaptığını iş bedelinin ödenmediğini, icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, davalı karşı davacı vekili ise asıl davanın reddi ile karşı davada zarar ve fazla ödemenin tahsili istemiştir. Mahkemece, davalı-karşı davacının gerçek kişi ticaret kaydının bulunmadığı, taraflardan biri için ticari sayılan işin değeri için de ticari iş sayılmayacağı, davalı-karşı davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının tacir sıfatının yaptığı işin bedeli sermayaden ziyade nakdi sermayeye dayanıp dayanmadığına ve gelirinin mevzuattaki sınırı aşıp aşmadığına göre değerlendirileceğini, nakdi sermaye unsurunun ağırlıkta olduğunu, yıllık kanunun belirlenen sınırı aşıp aşmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığını davanın asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamına göre davalı-karşı davacı şirket tacir ise de, davacı-karşı davalının tacir olup olmadığı anlaşılmadığından davada görevli mahkemenin belirlenebilmesi için davacı-karşı davalının tacir olup olmadığı hususunda ilgili tüm kurumlardan gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.