14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2019/624
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 26/12/2017
NUMARASI : 2015/1190 Esas - 2017/972 Karar
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığının 03.11.2008 tarihli, 2008/154256 ihal e kayıt no ile davacı müvekkili şirkete ait 3 adet yolcu gemisi imalatı/alımı işi" ihale ettiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından imal edilen gemilerin sözleşmeye uygun ve eksiksiz olarak imal edilerek Antalya Büyükşehir Belediyesine teslim edildiğini, müvekkili şirketin sözleşme konusu gemilerin yapım sürecinde finansman sağlayabilmek için, mudisi bulunduğu ... Antalya Ticari Şubesinden kredi kullandığını, kullanılan krediye teminat olarak da sözleşmeden kaynaklı alacaklarını bankaya, tediye makamına kaim olmak üzere ve teminat teşkil etmesi maksadıyla temlik verdiğini, gemilerin tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, fatura bedellerinin muaccel hale geldiğini, Antalya Büyükşehir Belediyesi muaccel borçlarını, sözleşmenin 36. Maddesinin 4. Bendinde tayin edilen tarihlerde ödemediğinden müterrid duruma düştüğünü, muaccel alacaklarının bankaya ödenmediğinden dava dışı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına noter kanalı ile ihtar gönderildiğini, müvekkilinin tüm talep ve ihtarlarına rağmen Belediye, 06.07.2010 tarihine kadar davalı bankaya sadece 840,00 TL ödeme yaptığını, müvekkilii şirketin 25.12.2008 tarihinde davalı bankaya tediye makamın akaim ve teminat teşkil etmek üzere temlik edilen alacağını 13.07.2010 tarihinde, asıl alacak, asıl alacağa işlemiş ve işleyecek faiz ve asıl alacağa ait tüm ferilerle birlikte tamamını geri temlik aldığını, Antalya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası ile 203.400,00 TL nakit teminat dışında kalan alacaklarının tahsili amacı ile icra takibi başlattıklarını, borçlu belediyenin takibin 1.520.358,25 TLlik kısmını kabul ettiğini, kalan faiz vs ferilerine itiraz ettiğini, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/ 464 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, dava sonucunda itirazın kısmen iptali ile takibin devamına karar verildiğini, kararın Yargıtay 15.Hukuk Dairesince bozulduğunu, davalı ... T.A.Ş. Antalya Ticari Şubesinin muaccel olduğunu bildiği halde, temlike konu alacağı temlik borçlusundan talep etmediğini, temlik borçlusunu temerrüde düşürmediğini beyan ederek davanın kabulü ile, müvekkili şirketin 252.626,68 TL faiz kaybına uğraması suretiyle bu zararın davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, davacının taleplerinin, müvekkili banka ile 25.12.2008 tarihinde akdetmiş olduğu Temlik Sözleşmesi kapsamında olduğunun sabit olduğunu, işbu sözleşmenin 11. Maddesinde " İşbu temlik sözleşmesi nedeniyle ortaya çıkan ihtilaflarda İstanbul Mahkeme ve İcra Müdürlükleri yetkili olacağı " açık bir şekilde belirtildiğini, Yetki Sözleşmesi gereğince davaya bakmakla yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini, esas yönünden ise, davacı şirketin, müvekkili bankaya olan kredi borçlarını ödemesini müteakiben işbu kredilerin teminatı olarak temlik alınmış olan alacakların müvekkili banka tarafından davacı şirkete geri temlik edildiğini, davacı şirketin, müvekkili bankaya ihtarname keşide etmek yerine, kredi borçlarını kapatmak suretiyle temlik etmiş olduğu alacakları daha evvel geri temlik alabilecek ve dava dışı Belediye ye karşı dilediği yasal yola müracaat edebileceğini, bu kapsamda, dava dışı Belediye ye geç bir tarihte yasal takibe başlama imkanına sahip olduğunu iddia eden davacı şirketin iddiasında samimi olmadığını beyan ederek esas yönden davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, istinafa konu 26/12/2017 tarihli, 2015/1190 Esas - 2017/972 Karar sayılı ilamıyla: "...Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava faiz kaybına ilişkin maddi tazminat istemidir. Davacı şirkete Antalya Büyükşehir Belediyesi'nce 3 Adet yolcu gemisi alım işi ihale edildiği, şirketin finansman sağlayabilmek için ... 'tan kredi çekerek teminat olarak sözleşmeden kaynaklı alacağını 25/12/2008 tarihli temlik sözleşmesi ile temlik ettiği, davalı bankanın 13/07/2010 tarihine kadar alacaklı sıfatını koruduğu 13/07/2010 tarihli temlik sözleşmeis ile alacak davacı şirkete iade edildiği taraflar arasında tartışmasızdır.
Uyuşmazlık konusu husus ise 25/12/2008 tarihi ile 13/07/2010 tarihi arasında davalı bankanın alacaklı sıfatına haiz iken borçlu belediyenin usulüne uygun temerrüde düşürülüp düşürülmediği, davacı şirketin faiz kaybı zararının olup olmadığı hususudur. Tarafların arasında noter kanalıyla düzenlenen 25/12/2008 tarihli temlik sözleşmesinin 8.mad'de " Temlik alan ... T.A.Ş. 'nin temlik edilen alacaklarla ilgili işlemlerin yürütülmesinden de sorumlu olmayacağını, temlik edilen alacağın tahsilini sağlamak için herhangi bir işlem yapmak kanuni takibe geçmek gibi mecburiyetlerinin olmadığı ve vaki olabilecek her türlü gecikmelerden sorumlu tutulamayacağını temlik eden kabul eder " hükmünü ihtiva etmekte olup, temlikname hukuken ve şeklen geçerli olup her iki taraf tacir sıfatına haiz olarak basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında sözleşme hükümlerine uygun olarak temliknameyi düzenlemişlerdir. Temlik sözleşmesinin mahiyeti gereği iddia edilen BK 99/2 mad'nin bu konuda uygulanma alanı bulunmamaktadır. Bir an için sözleşmenin 8. Mad'sinin geçersiz olduğu düşürülse bile Yolcu Gemisi Alım Sözleşmesinin 36.mad 'de " İdare, Komisyonca kabul raporu düzenlenmesinden itibaren yüklenicinin yazılı talebi üzerine en geç 30 gün içinde yükleniciye veya vekiline ödemeyi yapacaktır " hükmü gereğince borcun ifa edileceği gün taraflarca belirlenmiş olduğundan olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK 'nun 101/2 mad.gereğince 30 günlük sürenin bitiminde Belediye herhangi bir ihtara gereksinim duymadan mütemerrit olduğundan davalı bankanın herhangi bir kusurundan da söz edilemez. Tüm bu hukuki irdeleme sonucunda davalı bankanın temlik sözleşmesinden kaynaklı akdi sorumluluğu bulunmadığından..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile dava dışı borçlu arasında akdedilen sözleşmede borçlunun temerrüde düşeceği gün, muayyen olarak tayin edilmediğini, bu nedenle dava dışı borçlunun temerrüde düşürülmesi için usulüne uygun bir ihtar gerektiğini, İtirazın iptali davasında 11.09.2012 tarihinde ilk karar verilmiş ve dava dışı borçlunun ihtar gerekmeksizin temerrüde düştüğünden bahsedildiğini, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/464 E. 2012/359 K. 11.09.2012 tarihli kararının dava dışı borçlu tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2012/7462 E. 2013/5790 K. 25.10.2013 tarihli kararıyla dava dışı borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiğine ve o dönemde alacağı temlik etmiş olan müvekkilinin dava dışı borçluyu temerrüde düşürme yetkisine haiz olmadığına karar verdiğini, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin bahsi geçen bu bozma kararına uyarak Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin kararına birebir uygun olarak yeniden bir karar verdiğini, iş bu kararda; müvekkili ile dava dışı borçlu Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında akdedilen 3 Adet Yolcu Gemisi Alımı İşi’ne ilişkin sözleşmede temerrüde ilişkin olarak muayyen bir gün belirlenmemiş olduğundan, dava dışı borçlunun temerrüde düşürülmesi gerektiğinin, bu bağlamda, dava dışı borçludan olan alacağını ... T.A.Ş.’ye devreden (huzurdaki davanın davalısı) müvekkilin ise borçluyu temerrüde düşürme hakkının bulunmadığının altının çizildiğini, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/543 E. 2015/261 K. 24.03.2015 tarihli kararının kendilerince temyiz edildiğini, ancak Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2015/5867 E. 2016/2739 K. 12.05.2016 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onandığını, karar düzeltme talebinin ise yine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/4197 E. 2017/1091 K. 13.03.2017 tarihli kararı ile reddedildiğini, iş bu itirazın iptali davasının yargılamasına ilişkin tüm kararlar huzurdaki dosyaya sunulduğunu, Görüldüğü üzere müvekkili ile dava dışı borçlu arasında görülen itirazın iptali davasının, huzurdaki dava ile bağlantılı olup, kendilerince huzurdaki davanın hâkimlerinin de işbu itirazın iptali davasından haberdar olmalarının sağlandığını, Hem itirazın iptali davasının hem de huzurdaki davanın esas konusunun, dava dışı borçlunun temerrüde düşme anına ilişkin olduğunu, her iki davada da dava dışı borçlunun temerrüde düşürülmesinin gerekip gerekmediğini, gerekiyor ise bu yükümlülüğün kimde olduğu araştırılmaya çalışıldığını, ancak açıkça görüldüğü üzere, 13.03.2017 tarihinde kesinleşen itirazın iptali davasının kararına göre müvekkili ve dava dışı borçlu Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında akdedilen 3 Adet Yolcu Gemisi Alım İşi Sözleşmesi’nde temerrüde ilişkin olarak muayyen bir gün belirtilmediğini, yine aynı davaya göre, ancak ve ancak alacaklının usulüne uygun ihtarı ile dava dışı borçlunun temerrüde düşeceği açık olup, müvekkilinin alacağını davalı bankaya temlik etmesi nedeniyle ihtar yetkisi temlikle birlikte müvekkilinden davalı bankaya geçtiğini, açıkça görüldüğü üzere, dosyaya sunulan hiçbir verinin mahkemece yeterli derecede irdelenmediğinden, huzurdaki davada verilen kararın; elde çelişkili iki mahkeme kararının bulunmasına sebep olmakta ve müvekkilinin hakkına ulaşması bir yana, hakkından tamamen uzaklaştırdığını, Taraflar arasında akdedilen temlikname, yerel mahkeme kararının aksine hukuken geçersiz olduğunu, müvekkilinin alacağını teminat amaçlı olarak temlik etme işleminin inançlı işlemin tüm unsurlarını taşıdığını, müvekkili ile dava dışı borçlu Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında görülen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/464 E, 2012/359 K sayılı kararının temyizi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesince 11.09.2012 tarihinde verilen 2012/7462 E, 2013/5790 K sayılı davada verilen kesinleşmiş karar ile sabit olduğunu, bahsi geçen kararın dosyada dava dilekçenin eki olarak mevcut olduğundan yeniden eklemediklerini, Taraflar arasında akdedilen ve inançlı işlem niteliğinde olan, alacağın teminat amaçlı temliki işlemine, alacak rehnine ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanması gerektiğini,
Sonuç olarak; taraflar arasında akdedilen Temlikname’nin 8. Hükmü geçersiz olmakla birlikte, geçerli olması ihtimalinde dahi davalı bankanın müvekkilinin faiz kaybından sorumlu tutulmasının gerekliliğinin açık olduğunu, zira başka bir yargılamada müvekkili ile dava dışı borçlu Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında akdedilen sözleşmede temerrüt tarihinin muayyen gün olarak tespit edilmediği kararına varılmış ve işbu karar kesinleştiğini, bunun yanı sıra, davalı bankanın güven kuruluşu olması, inançlı işlemin inanılan tarafı olması ve temlik edilen alacağa niteliği itibariyle alacak rehnine ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanmasının gerekliliği de göz önüne alındığında davalı bankanın dava dışı borçlu Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni zamanında ve usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşürmemesi sebebiyle müvekkilinin uğradığı faiz kaybını tazmin etme zorunluluğunun bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.