3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2020/11964 E. , 2021/1074 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile dahili davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıların hissedarı bulunduğu ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde kain 36526 ada 2 parseldeki 9 ve 7 numaralı bağımsız bölümleri yükleniciden satın aldığını, ancak arsa sahiplerinin açtığı davada kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini ve sözleşme uyarınca yükleniciye özgülenen taşınmaz tapularının da iptal edilerek davalı arsa sahipleri adına tescillendiğini, uğradığı zararın tazmini yönünde çektiği ihtardan sonuç alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye dönük feshinden kaynaklı zararı nedeniyle her iki bağımsız bölümün dava tarihindeki günümüz rayicinden, bu mümkün olmadığı takdirde yüklenici tarafından inşaa edilen yapı bedelinden şimdilik 50.000,00-TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla talebini arttırmıştır.
Davalılar, arsa sahibi olduklarını, yüklenicinin sözleşme yapıldıktan sonra işi yarım bırakarak kaçtığını, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/33 esas sayılı dosyası ile dava açarak sözleşmeyi geriye dönük olarak fesih ettirdiklerini, inşaatın kaçak olduğunu ve yıkımına karar verildiğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Dahili davalılar ... ve ..., davacının murislerinden değil müteahhitten daire satın aldığını, bedelini de müteahhite verdiğini, teamül gereği uygulamada müteahhitin sattığı daireler için doğrudan arsa sahiplerinin tapuda devir yaptıklarını, murislerinin herhangi bir şekilde para almadığını, bu nedenle sorumlulukları bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Dahili davalılar ..., ..., ..., ... ve ..., muris babaları ...'in 11.11.2014 tarihinde vefat ettiğini, 01.08.2014 tarihinde eşi ...'e söz konusu parseli arsa vasfında iken bedeli karşılığında sattığını, ...'in de bu taşınmazı ...'e 24.04.2015 tarihinde arsa vasıflı olarak sattığını, davaya dahil edilmelerinde hukuki bir yarar olmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile dahili davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davalılar ve dahili davalıların vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca; konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında olmamak kaydıyla nispi olarak belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Somut uyuşmazlıkta; mahkemece, ıslah ile artırılan 205.000,00-TL dava değeri üzerinden dava reddedilmiş olmasına rağmen, davalılar ve dahili davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.