3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2020/12222 E. , 2021/2799 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kaynaklı itirazın iptali ve tahliye davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı mirasçısı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı tarafından kullanılmakta olan taşınmazın mahkeme kararı ile adına tescil edildiğini, bu durumun davalıya ihtar edildiğini, buna rağmen davalının herhangi bir kira bedeli ödemediğini, davalının 2010-2011 dönemine ilişkin kira bedelinin 3.900 TL olduğunu belirtmesiyle birlikte bu kira bedeli üzerinden ödenmemiş kira bedellerinin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı; kira bedellerini düzenli bir şekilde ... İnşaat yetkilisine ödediğini, bu nedenle davacının kira bedeli isteme hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini ve %20'den az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini dilemiştir. Mahkemece, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının kiralanandan tahliyesine ve asıl alacağın %20 'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı mirasçısı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi davasıdır.
1.TMK'nın 28/1 maddesi gereğince, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti ölümle sona erer. Hak ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekil taraf ehliyetidir. Bu nedenle ölmüş olan kişinin taraf ehliyeti yoktur. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların mal varlığı haklarını etkileyen davalar; tarafın ölümüyle konusuz kalmaz, bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı veya mirasçılar tarafından devam edilir. Ölen tarafın mirasçıları davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler. Hüküm; ölen taraf adına değil, mirasçılar adına verilir.
HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı gereğince de taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahip olup, bu hak gereğince de mirasçılara tebliğ işleminin yapılması gereklidir.
Somut olayda; dosyada mevcut nüfus kaydına göre davalının yargılama sırasında 16/10/2016 tarihinde öldüğü, davalı vekilinin temyiz incelemesi aşamasında mirasçı Doğukan Görür adına düzenlenmiş vekaletname sunduğu, fakat mahkemece, davalı ...'ün diğer mirasçısı Gülşah Meziyet Görür davaya dahil edilmediği gibi, davalının bu kişilerden başka mirasçısı olup olmadığı hususunun da araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece; yargılama sırasında öldüğü anlaşılan davalı ...'ün veraset ilamının ibrazı sağlanarak tüm mirasçıları tespit edilip, mirasçıları davaya dahil edilerek; taraf teşkili sağlandıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma nedenine göre davalı mirasçısının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.