T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında marka hakkından kaynaklı maddi ve manevi kaynaklanan tazminat davası Kapatılan İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2016/76 esas sırasına kayıtlanmış ve yargılama devam ederken HSK’nun 02/08/2017 tarihli ve 1071 sayılı kararı uyarınca İstanbul 3 ve 4. FSH Hukuk Mahkemelerinin 08/08/2017 tarihi itibarıyla faaliyetlerinin durdurulmasına, 3. FSH Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava, iş ve arşiv dosyalarının 1. FSH Hukuk Mahkemesine devrine karar verilmiş ,dava dosyası uyap tevzii bürosunca mahkememizin 2017/344 esas numarasına kayıtlanarak yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket yetkilisi ile davalı arasında yapılan 06/11/2014 tarihli protokol gereğince, müvekkili şirket yetkilisi olan ...’ın, davalı şirketteki hissesinin tamamını davalı şirket yetkilisi ...’e devrettiğini, sözleşmenin 4. maddesi ile, şirkete ait ... isimli internet sitesinin alan adı (domain) ve “egzotik tatil her renk tatil” marka tescil haklarının en geç 15 Ocak 2015 tarihine kadar müvekkiline veya yasal temsilcisine bağlı olduğu tüzel kişiliğe devrinin kararlaştırıldığını ve 11. madde ile de devrin gecikmesi halinde 100.000,00 TL ek tazminat ödeneceği hususunun kararlaştırıldığını, davalı yan söz konusu bu edimini zamanında ifa etmediği için, müvekkili şirket yetkilisi tarafından davalı aleyhinde cezai şart alacağı hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak davalının icra takibine itiraz etmiş olduğundan, davalı aleyhinde ...
2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, davalı yanın ayrıca 556 Sayılı KHK hükümlerine aykırı eylemleri ile de müvekkilini maddi ve manevi zararlara uğrattığını ve davalı eylemlerinin müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, şimdilik 1.000.000 TL belirsiz alacak niteliğinde maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, ...
2.FSHHM’nin ... D.İş sayılı dosyasında tespit edilen tecavüzün men’i ve ref’i bağlamında davalı tarafından kullanılan ... alan adına ve “...” instagram hesabına erişimin engellenmesini, kullanımın durdurulmasını ve iptallerini ya da müvekkiline devrini ve ayrıca değişik iş dosyasında yapılan masrafların da davalı yandan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, söz konusu protokolün taraflarının dava dışı ... ile davalı müvekkili şirket olduğunu ve protokole ilişkin herhangi bir hukuki ihtilafta taraf sıfatı ... ile müvekkiline ait olduğunu, bu nedenle anılan protokole aykırılık iddiasıyla açılan işbu davanın dava dışı ... tarafından açılması gerekirken, ... tarafından açılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, iddia edilenin aksine ... adlı internet sitesinin 12/01/2015 tarihinde ...’a devredildiğini, söz konusu devrin yapılması amacıyla internet sitesinin devrinin yapıldığı gün noter aracılığıyla, 15/01/2015 tarihinde marka tescil haklarının devrine hazır olunduğu, aksi halde sözleşmenin ifa edilmemesinden dolayı herhangi bir yasal yükümlülüklerinin bulunmadığı hususunun ...’a bildirildiğini, ...’ın ise devir tarihinden sadece bir gün önce yani 14/01/2015 tarihinde göndermiş olduğu ihtarname ile, 15/01/2015 tarihinde ...
40.Noterliğinde hazır bulunması hususunda müvekkiline ihtarname gönderdiğini, ancak 14/01/2016 tarihinde gönderilen ihtarnamenin devrin yapılacağı gün olan 15/01/2015 tarihinde yani 24 saat içerisinde tebliğinin mümkün olmadığını, zira söz konusu ihtarnamenin müvekkili tarafından 18/01/2015 tarihinde tebliğ alındığını, devrin yapılacağı tarihten bir gün önce ihtarname çekilmesinin karşı tarafça devrin yapılmasında iyi niyetli olunmadığının ve müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranmak zorunda bırakılma amacı güttüğü hususunun açık olduğunu, buna rağmen müvekkili şirket yetkilisinin ... ile şifahen görüştüğünü ve o tarihte noterde devir için hazır bulunduğunu, müvekkilinin devir için elinden geleni yaptığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 06/11/2014 tarihli “...” ibareli marka devir sözleşmesinin 4.maddesinde kaynaklanan ve yine ... adlı sitenin devrinden kaynaklanan aksaklık sebebi ile ve ayrıca sözleşme düzenlendikten sonra markaya zarar verici eylemler ile markayı kullanması, gerekse devirden sonra markanın davalı yanca izinsiz kullanmak sureti ile maddi ve manevi tazminat talepli ayrıca marka ibaresinin kullanıldığı instgram hesabına ve internet sitesine erişimin engellenmesi ile iptali ile bu hesapların davacı yana devri talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Türk patent ve marka kurumundan marka tescil belgesi, alan adına ilişkin who’s kaydı, ticari sicil kayıtları celp edilmiştir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemeleri yaptırılmış,
HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş,
HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptarılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ...
06/07/2018 tarihli bilirkişi raporlarında özetle ; marka devri ve bu devirden önceki süreçte gerçekleştiği iddia olunan sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabet sebebiyle tazminat talepleri kapsamında, davacı şirketin davaya konu protokolün tarafı olmadığı, bu bağlamda sözleşmenin nispiliği gereği hisse devir sözleşmesine dayanan talepler bakımından davacı sıfatının bulunmadığı, davacıya ait markanın aynısının yer aldığı kâğıtların marka devir tarihînden sonra dahi markanın yöneldiği hizmetlerde faaliyet gösteren davalı şirketin masalarında yer almasının MarkKHK m. 9/1-(a) kapsamında tecavüz teşkil ettiği, davacıya ait “...” markası ile ... alan adında yer alan "...” ibaresinin benzer olduğu, ... alan adlı web sitesindeki linklerin ziyaretçileri davalıya ait ... alan adlı web sitesine yönlendirdiği ve bu durumun ticari bir etki yarattığı, bu durumun MarkKHK m.9/2-(e) kapsamında tecavüz teşkil ettiği,"...” adlı instagram hesabının davalıya ait olduğuna ilişkin dosya kapsamında herhangi bîr delile rastlanılmadığından bu hususla ilgili tecavüzün gerçekleşmediği, davalının, davacı adına tescilli markayı devir tarihinden sonra kullanarak bu şekilde satış yaptığı iddiasına ilişkin dosyada herhangi somut bir delil görülmediğinden bu hususta da tecavüzün oluşmadığı, ... alan adlı web sitesine erişimin engellenmesi yönündeki talebine ilişkin hukuki şartların gerçekleştiği, “...” adlı instagram hesabına ilişkin, hesabın davalıya ait olduğuna yönelik bir delil bulunmadığından davacı markasına yönelik tecavüz teşkil etmediği ve bu sebeple davacının bu hesapla ilgili talebine ilişkin hukuki şartların gerçekleşmediği, manevi tazminatın talebi için gereken tecavüz koşulunun sağlandığı, tazminata hükmetmek ve miktar konusunda takdirin Mahkeme ye ait olduğu, maddi tazminat için şartların oluştuğunun tespit edildiği ancak davacı şirketin uğramış olduğu maddi zarar yönünden herhangi bir hesaplama yapma imkanı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişiler ..., ..., ...
20/09/2019 tarihli EK raporlarında özetle; Huzurdaki dava dosyasında yer alan protokolde nispilik ilkesinin geçerli olduğu, protokole taraf olmayan ve üçüncü kişi konumundaki davacı şirketin protokol kaynaklı tazminat talepleri bakımından, davacı sıfatının bulunmadığına yönelik kök rapordaki kanaatlerinin sabit olduğu, ayrıca davacı şirketin dava konusu markayı devralması ve yetkilisinin protokolün tarafı olan ... olmasının da davacı şirketi protokolün tarafı haline getirmediği ve protokole dayalı bir tazminat talep hakkı sağlamadığı, Dosya kapsamındaki deliller yeniden incelendiğinde, “...” adlı instagram hesabında, ... alan adlı web sitesinin linkinin bulunduğu, “...” adlı instagram hesabında ... alan adlı sitenin linkinin bulunmasının bu hesabın davalıya ait olduğuna dair bir karine teşkil ettiği, “...” adlı instagram hesabının açılmasının da MarkKHK 9/2-(e) kapsamında tecavüz teşkil ettiği ve bu hesaba erişimin engellenmesi yönündeki talebe ilişkin hukuki şartların gerçekleştiği, Davacının, davalının dava konusu markayı devir tarihinden sonra kullanmaya devam ederek, bu marka altında satış yaptığına İlişkin itirazları kapsamında dosya üzerinde yapılan mükerrer inceleme sonucunda da dosyada böyle bir kullanıma ilişkin somut bir delile rastlanılamadığı, dolayısıyla kök raporda bu hususa yönelik olarak açıklanan kanaatin sabit bulunduğu, 20.05.2015 devir tarihinden sonra davacı yanın yapmış olduğu net satış toplamının 2015 yılında 327,529,56 TL olduğu, 1.006,67 TL faaliyet karı elde ettiği, 2016 yılında ise 504.379,22 TL net satış ve -68.724,10 TL faaliyet zararı elde ettiği görüldüğünü, davacı şirketin 2016 yılı satışlarının markanın devir alındığı 2015 yılına nazaran artış gösterdiği, 2016 yılında faaliyet zararı beyan etmesinin ise tamamen faaliyet giderlerindeki %75 lik artıştan kaynaklandığı, 20.02.2015 devir tarihine kadar davalı şirketin yapmış olduğu net satış toplamının (marka tescili için başvuru tarihi 31.08.2012 olduğundan 2013 yılı ve sonrası satışlar baz alındığını) 2013 yılında 1.388.319,57 TL olduğu, -96.771,53 TL fâaliyet zaran elde ettiği, 2014 yılında ise 2.904,505,56 TL net satış ve -29.762,02 TL faaliyet zararı elde ettiği, bu durumun, davacı şirket tarafından yapılan satışların, markanın devrinden önceki davalı şirket satışlarına nazaran önemli ölçüde geride kaldığını göstermekle birlikte, markanın davalı şirkette olduğu dönemlerde yüksek olan satış miktarının, salt markanın pazar gücüne dayandırılmasının mümkün olmadığı, Dava konusu tatil satış hizmetinin, pazarlaması ve tanıtımına ilişkin tüm faktörlerin ayrıştırılması, bu doğrultuda tatil satışlarında internet satışlarının ne derece etkili olduğunun tespitinin bilirkişi incelemesi ile mümkün olmadığı, sektör araştırması ve buna bağlı sektörel analiz ile mümkün olabileceğinden heyetçe değerlendirilemediği, Davalı şirketin markayı kullanmak ve markaya ait müşteri portföyünü kendi İnternet adresi ve markasına yönlendirmek suretiyle elde ettiği muhtemel kazancın tespiti, davalı şirket ticari defterleri nezdinde yapılacak inceleme ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı, ticari defter kayıtlarında ne kadar miktardaki satışın hangi internet sitesi üzerinden, hangi markaya münhasıran gerçekleştiğine dair detayların yer almadığı, Dava konusu markanın devrindeki önceki yıllara ait davalı şirket hisse değerinin aynı zamanda öz sermaye tutan ile ifâde edildiği, şirketin 2013 yılındaki öz varlık tutarının 6.839,34 TL, 2014 yılında -22.920,58 TL, 2015 yılında 174,706,86 TL, 2016 yılında ise -213.392,83 TL olduğu, cirosunun ise raporun Önceki kısımlarında tespit edildiği şekilde olduğunun gözlendiği, Dava konusu markanın devir tarihi İtibariyle davalı şirket varlığı ve kazancı İçindeki değerinin tespiti heyetin uzmanlık alanına dahil olmadığından, bu yönde bir değerlendirme yapılamadığı, bu hususun huzurdaki davaya konu ihtilafa etkisi konusunda takdirin Mahkeme’ye ait olduğu, davalı şirketin, markayı kullandığı 2013 ve 2014 yıllarında faaliyet karı elde edilemediği anlaşıldığından, MarkKHK m. 66/b hükmü kapsamında bir hesaplama yapılamadığı, Kabulü Mahkeme’nin takdirinde olmak üzere, MarkKHK m. 66/c hükmü kapsamında, dosya içerisinde davacının sunmuş olduğu bir emsal lisans sözleşmesi bulunmadığı, İTO’dan gelen cevabi yazıda bu yönde bir görüş bildiriImediği, bu sebeple bir hesaplama yapılamadığı, Davacının varsayımsal lisans bedeli belirlenerek tazminat hesabı talebinin hesaplanmasının olanaklı olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirilmişlerdir.
İkinci bilirkişi heyeti Bilirkişiler ..., ..., ... 09/11/2020 tarihli bilirkişi raporlarında özetle;TK m.54,55/a/4 (ETK m. 55, m. 57), 556 Sayılı KHK m. 9/2 TBK m. 50/2, HMK m. 114/h çerçevesinde davacı şirketin 06.11.2014 tarihli protokol uyarınca dava açma ehliyetinin bulunmadığı, davacı şirketin mezkûr markayı devraldığının TPMK sicil gazetesinde tescil ve ilanını (06.04.2015) takiben markaya tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle davalıdan maddi - manevi tazminat talep edebileceği, maddi tazminat tutarı tam olarak tespit edilemediğinden maddi tazminat bedelinin tayininin Mahkeme’nin takdirinde bulunduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Türk patent ve marka kurumundan marka tescil belgesi celp edilmiştir. Davacı ... adına ... tescil nolu” ...“ markasının 39 ve 41. Sınıflarda 31.8.2012 tarihinden itibaren tescil edildiği ve markanın halen davacı adına tescilli olduğu, kurum kayıtları ekinde markanın 6.4.2015 tarihinde davacıya devir edildiği ayrıca dosyada mübrez marka devir sözleşmesi kapsamında da ... yetkilisi tarafından markanın davacıya ...
40.noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye nolu belgesi ile 1.000 TL bedel karşılığında devir edildiği anlaşılmıştır. Dava 6769 sayılı SMK yürürlüğünden önce açıldığından somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK hükümleri uygulanacaktır. 556 Sayılı KHK md.61’e göre “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.” (61.maddenin a bendi); “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.” (61.madde b bendi); “Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak.” (c bendi); “Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.” (d bendi) fiilleri, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller olarak addedilmektedir. Yine bu anlamda olmak üzere, 556 Sayılı md.9’a göre marka sahibi;
a)Markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması fiillerinin önlenmesini talep edebilecektir. Yukarıda belirtilen hüküm uyarınca; yine md.9/2’ye göre;
a)İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması.
b)İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması.
c)İşareti taşıyan malın gümrük bölgesine girmesi, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması.
d)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
e)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması.” durumları marka sahibi tarafından yasaklanabilecektir. ... ibareli sitenin oluşturulma tarihi 19.5.2012 son değiştirilme tarihi 20.5.2016 tarihidir. Dosya içindeki ...ne ait hisse devri ve demirbaşların devrine ilişkin ... ile davalı ... LTD.ŞTİ. arasında imzalanmış olup , davacı bu protokole taraf olmadığından protokolden kaynaklı marka hakkına tecavüz iddialarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Toplanan tüm deliller ,marka tescil belgesi, who’s kaydı, taraf iddia ve savunmaları, marka devir belgesi, ...
2.FSHHM’nin ... Diş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, mahkememizce alınan ve dosyadaki deliller ile uyumlu HMK 266. Madde kapsamında alınmış denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları bir arada incelendiğinde; “...” adlı instagram hesabında, ... alan adlı web sitesinin linkinin bulunduğu, “...” adlı instagram hesabında ... alan adlı sitenin linkinin bulunmasının bu hesabın davalıya ait olduğuna dair bir karine teşkil ettiği, “...” adlı instagram hesabının açılmasının da MarkKHK 9/2-(e) kapsamında tecavüz teşkil ettiği ve bu hesaba erişimin engellenmesi yönündeki talebe ilişkin hukuki şartların oluştuğu, nitekim ...
2.FSHHM’nin ... diş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da Davalı şirketin satış ofisi içerisinde bulunan 4 adet masa üzerinde müşterilere açık şekilde davacı şirket adına tescilli olan "..." markasının aynen ve fiilen kullanıldığı tespit edilmiş olup, davacının üzerinde hak sahibi olduğu markanın "..." markası ve "..." alan adı ile iltibasa neden olabilecek "..." alan adıyla internet sayfası açıldığı ve bu sayfa içinde ziyaretçileri davalı şirketin ... adlı sitesine yönlendiren "..." ibareli link kullanmak suretiyle davacının "..." markasına yönelik haksız eylem içinde bulundukları, yine "..." Instagram hesabı açıldığı , dolayısıyla davalının davacıya devir edilen markayı haksız olarak kullandığı ve eylemin marka hakkını ihlal ve haksız rekabete neden olduğu hususu bilirkişi raporları ile sübuta erdiğinden mahkememizce Davalının davacı markasına yönelik tecavüzün REF ve MEN’İ ne, davalı yanca kullanılan www.egzotikasya.com alan adına erişimin engellenmesine, alan adının iptali yada davacıya devri konusunda alan adını veren kuruluşun yabancı olması nedeniyle alan adının iptali yada devri konusunda verilecek kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığı, dolayısıyla alan adının erişime kapanmasını mütakip davacının alan adının kendi üzerine devri konusunda idari işlemleri yaptırabileceği, bu aşamada tecavüzün ref’i talebi kapsamında talep edilen ... alan adına erişimin engellenmesine, bu hususta ... ne müzekkere yazılmasına, egzotikasya ibareli instagram hesabına erişimin engellenmesine, bu hususta ... ne müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili 5.10.2017 tarihli dilekçesiyle KHK 66/b kapsamında marka hakkının ihlal edilmesi nedeniyle şimdilik 500 TL maddi tazminatın ve 500 TL itibar kaybından kaynaklı toplamda 1000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Alınan tüm bilirkişi raporlarında maddi tazminat talep edilmesi için gerekli şartların oluştuğunun tespit edildiği ancak maddi zarar yönünden davalının kazancının net olarak tespitine yönelik herhangi bir hesaplama yapma imkanı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu markanın devrindeki önceki yıllara ait davalı şirket hisse değerinin aynı zamanda öz sermaye tutan ile ifade edildiği, şirketin 2013 yılındaki öz varlık tutarının 6.839,34 TL, 2014 yılında -22.920,58 TL, 2015 yılında 174,706,86 TL, 2016 yılında ise -213.392,83 TL olduğu, dava konusu markanın devir tarihi İtibariyle davalı şirket varlığı ve kazancı İçindeki değerinin tespiti heyetin uzmanlık alanına dahil olmadığından, bu yönde bir değerlendirme yapılamadığı, bu hususun huzurdaki davaya konu ihtilafa etkisi konusunda takdirin Mahkeme’ye ait olduğu, davalı şirketin, markayı kullandığı 2013 ve 2014 yıllarında faaliyet karı elde edilemediği anlaşıldığından, MarkKHK m. 66/b hükmü kapsamında bir hesaplama yapılamadığı belirlenmiş olup bu durumda tazminat BK hükümlerine göre mahkememizce takdir edilecektir. Hakim tarafından takdir edilecek tazminatın günün ekonomik koşulları, tarafların ekonomik durumları kapsamına göre sebepsiz zenginleşmeye yol açmadan, ispat hukuku ilkeleri de gözetilerek hükmedilmesi gerektiğinden hakkaniyet ilkelerine göre talep edilen 500 TL maddi tazminat somut olaya uygun görülmüştür. Zira ... tescil nolu” ...“ markasının 39 ve 41. Sınıflarda 31.8.2012 tarihinden itibaren tescil edilmiş olması, markanın tescilli olduğu süre, markanın dosyada mübrez marka devir sözleşmesi kapsamında da ... yetkilisi tarafından markanın davacıya ...
40.noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye nolu belgesi ile 1.000 TL bedel karşılığında devir edildiği anlaşıldığından , devir bedeli dahi dikkate alındığında ,mahkememizce davacı yanca talep edilen 500 TL maddi tazminatın günün ekonomik koşullarına göre kadri maruf bir talep olup, ispat hukuku kurallarına göre ise ancak sunulu delilere göre marka değeri 1000-TL olarak belirlenen bir markanın kullanılması ile davalının daha yüksek bir kar elde ettiği de ispat edilemediğinden maddi tazminat 556 sayılı KHK 66/b kapsamında 500 TL olarak kabul edilmiştir. Markanın itibar kaybına uğradığı iddiasıyla talep edilen 500- TL lik maddi tazminat istemi ispat edilemediğinden bu talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı manevi tazminatta da talep etmiştir.
Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin manevi tazminat talep edebileceği belirtilmiştir.
Mütecavizin kusurlu olması şartıyla, işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle, marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması amacıyla manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir. Somut olayda davalı tarafından 15.01.2015 devir tarihinden sonra markayı taşıyan Milnet Turizm nezdindeki tüm materyalleri imha edileceğini yani bu tarihten sonra (devirden sonra) markayı hiçbir şekilde kullanmayacağı halde davalının gerek işyerinde fiziki metaryallerde gerekse alan adı kullanımı yoluyla açıkça rekabeti bozucu şekilde davrandığı, 2.FSHHM'nin ... D.iş sayılı dosyası kapsamında anlaşılmış, davalının, davacının manevi zarara uğramasına neden olduğu ve marka hakkına tecavüz eylemi ve haksız rekabet eylemi gerçekleştiğinden olayın gerçekleşme şekli, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik durumları, manevi tazminatın caydırıcılık özelliği gözetilerek davacı yanca talep edilen manevi tazminat tutarı somut olayın özelliği ve hak ve nesafet kuralları gereği makul bulunmuş, somut olayın özellliğine uygun bir talep olduğu gibi fahiş de bulunmadığı anlaşıldığından , mahkememizce 15.000 TL manevi tazminatında davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı yan Markanın devirden sonra marka hakkı ihlal eden eylemlerini sürdürdüğünden davacı markasına yönelik tecavüzün REF ve MEN’İ ne de karar verilmiş ve , davalı yanca kullanılan ... alan adına erişimin engellenmesine, alan adının iptali yada davacıya devri konusunda alan adını veren kuruluşun yabancı olması nedeniyle alan adının iptali yada devri konusunda verilecek kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığı, davacı vekilinin 28.4.2021 tarihli zapta geçen HMK 186. Madde kapsamındaki beyanları da gözetilerek alan adının erişime kapanmasını mütakip davacının alan adının kendi üzerine devri konusunda idari işlemleri yaptırabileceği hususu da gözetilmiş ve tecavüzün ref’i talebi kapsamında talep edilen ... alan adına erişimin engellenmesine, bu hususta Erişim Sağlacılar Birliğine( ...) ne müzekkere yazılmasına karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davacının protokole dayalı istemlerinin REDDİNE,
2.Markanın devirden sonra davalının marka hakkı ihlal eden eylemleri nedeniyle :BK hükümleri ve 556 sayılı KHK 66/b maddesi de gözetilerek 500- TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3.Markanın itibar kaybına uğradığı iddiasıyla talep edilen 500- TL lik maddi tazminat istemi ispat edilemediğinden REDDİNE,
4.Somut olayın özelliğine göre takdiren 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5.Markanın devirden sonra davalının marka hakkı ihlal eden eylemleri nedeniyle Davalının davacı markasına yönelik tecavüzün REF ve MEN’İ ne, davalı yanca kullanılan ... alan adına erişimin engellenmesine, alan adının iptali yada davacıya devri konusunda alan adını veren kuruluşun yabancı olması nedeniyle alan adının iptali yada devri konusunda verilecek kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığı, dolayısıyla alan adının erişime kapanmasını mütakip davacının alan adının kendi üzerine devri konusunda idari işlemleri yaptırabileceği, bu aşamada tecavüzün ref’i talebi kapsamında talep edilen ... alan adına erişimin engellenmesine, bu hususta ... ne müzekkere yazılmasına,
6.... ibareli instagram hesabına erişimin engellenmesine, bu hususta ... ne müzekkere yazılmasına,
7.1.366,20 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.092,96 TL harcın davalıdan tahsiline,
8.Markaya tecavüzün ref'i ve men'i taleplerinin kabulü nedeniyle, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10.Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden; Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 5.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11.Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12.Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 29,20 TL başvuru harcı 273,24 TL peşin harç 6.750 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere 7.139 TL gider avansı , ....2.FSHHM'nin ... D.iş dosyasında yapılan toplam 396,3 TL gideri olmak üzere toplam 7.837,74 TL yargılama giderinin taktiren 4/5 ünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzerek arar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 28/04/2021 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)