2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2021/1597 E. , 2021/2883 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından tazminatların miktarı, kişisel ilişki ve ortak konutun tahsisi talebi hakkında karar verilmemiş olması yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar ve reddedilen tazminat talepleri, yoksulluk nafakası ve velayet yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Hukuk Muhakemeleri Kanununun m.362/1-ç maddesine göre çekismesiz yargı işlerinde verilen kararlar temyiz kanun yoluna başvurulamayacak olan kararlardandır.
HMK'nın 382/2-b-9. maddesinde "Paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali halinde, aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi" işleri çekişmesiz yargı işleri arasında sıralanmıştır. Bu itibarla, davacı-davalı erkeğin temyiz yolu kapalı olan ortak konutun tahsisi talebine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3.Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, ilk derece mahkemesince boşanma ve ferilerine hükmedilmiş; ortak çocukların velayeti babaya verilerek anne ile kişisel ilişki tesis edilmiştir. Davacı-davalı erkek, temyiz dilekçesinde serbest muhasebeci ve mali müşavir olması nedeniyle, ortak çocuklarla mali tatil olan temmuz ayında tatil yapabileceğini belirterek, anne ile çocuklar arasında temmuz ayında kurulan kişisel ilişkiye itiraz etmiştir. Babanın görevi nedeniyle çocukların baba ile yazın tatil yapabileceği ay olan temmuz ayında anne ile kişisel ilişki kurulması doğru bulunmamıştır. Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HMK m. 370/2).