16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2018/3476 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/02/2018
NUMARASI: 2016/319 E. - 2018/188 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı şirket davalı müvekkil hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası aracılığıyla toplam tutarı 450.000,00 TL olan bonolar için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığını, söz konusu takibe müvekkil şirket sahte bonoları kabul etmediğini ve suç duyurusunda bulunacağını belirterek itiraz ettiğini, davalı şirket tarafından her ne şekilde ele geçirildiği bilinmeyen ve müvekkilin imzası taklit edilerek takibe konu edilen toplam tutarı 450.000,00 TL tutarındaki bonolar altındaki imzanın müvekkile ait olmadığını, müvekkilin davalı şirkete bu yönde bir borcu bulunmadığını, takip konusu bonolar altındaki imzaların hiçbir şekilde müvekkile ait olmadığını, nitekim söz konusu bonolar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılğıına 2016/43629 ve 2016/42110 numaralı dosyalar aracılığıyla suç duyurusunda bulunulduğunu, tüm bu sebeplerle borçlu olmadığının tespitine , ayrıca davalının sahte senetler aracılığıyla yaptığı takip müvekkilin ticari hayatını olumsuz yönde etkilediğini, telafisi imkansız zararlar doğuracağını, tüm bu sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına konu toplam tutarı 450.000,00 TL olan 5 adet senedin altındaki imzalardan giçbirinin kendisine ait olmadığını, davalı müvekkiline de hiçbir borçları bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açtığını, davacının davasının haksız olduğunu, müvekkilinin piyasada saygın bir firma olduğunu, davacı ile arasında imzalanan .... Kızılcahamam Ankara Zayıf Akım Projeleri Sözleşmesi ile müvekkilinin Ankara ili Kızılcahamam ilçesi ... Park içerisinde bulunan ... isimli inşaatın zayıf akım sisteminin temini, yerine montakı işini kurdaki değişikliğin fiyata yansıtılması kaydı ile 1.275.000,00 TL + KDV bedelle yüklendiğini davacı tarafın içine düştüğü ekonomik sıkıntı nedeniyle davaı ne sözleşme hükümlerine uygun olarak müvekkiline vermesi gereken çekleri süresinde ödemiş nede verdiği çekleri ödemediğini, davacının kusurundan kaynaklanan nedenlerle işin bitirilmesinin geciktiğini, ancak müvekkilinin özvarlığı'nı kullanarak söz konusu işi %100 oranında bitirerek davacıya teslim ettiğini ve sözleşmesel yükümlülüğünü ifa ettiğini, davacının borcuna mahsuben vermiş olduğu ... Bankası Ankara Şubesi'ne ait ... numaralı 250.000,00 TL bedelli çek ile cari hesaptan kaynaklanan 388.143,06 TL lik açık hesap borç ödenmeyince Kartal ... Noterliği 14/11/2014 tarih ... yevmiye sayılı ihtarı ile karşılıksız çıkan çekin ve cari hesap bakiyesinin ödenmesi için ihtarname gönderidiğini bu ihtarnamenin davacının temerrüde düştüğünü kanıtladığını, davacı tarafın borcunu ödememek için Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/75 Esas sayılı dosyası ile İflasın Ertelenmesi davası açtığını ve davacının iflas erteleme tedbir kararı aldığını, davacı tarafın müvekkiline ne de diğer yüklenicilere hiçbir ödeme yapmadığını ve verdiği çeklerin de karşılıksız çıktığını, davacının dava konusu senetleri müvekkiline borcuna karşılık verdiği fotokopisi sunulu ... Bankası Ostim Şubesi 28/02/2015 vadeli ... numaralı 200.000,00 TL bedelli çek karşılıksız çıkınca dava dışı bankada bulunan 120.000,00 TL lik parasına bloke konulduğunu, davacının gönderdiği mailde şirket yetkilisi ...'ün 200.000,00 TL karşılıksız çıkan çekin iade edilmesi halinde 30/06/2015 vade tarihli 100.000,00 TL, 30/07/2015 vade tarihli 100.000,00 TL 30/08/2015 vade tarihli 100.000,00 TL 30/09/2015 vade tarihli 100.000,00 TL, 30/10/2015 vade tarihli 100.000,00 TL lik toplamda 500.000,00 TL tutarındaki senetleri vermeyi önerdiğini tarafların daha sonra bu senetlere 30/11/2015 vade tarihli 50.000,00 TL değerinde bir senet daha eklemeyi kararlaştırdığını, davacının dava konusu senetleri ödemediğini, bunun üzerine bir kısım çekler yönünden İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe konlduğunu bir kısım çekler yönünden ise de Ankara ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini ancak davacının Ankara 12. İcra Hukuk Mahkemesinde 2015/1309 Esas sayılı davası ile imza inkarında bulunduğunu, davacının dava konusu senetlerden dolayı borçlu olduğu 16/04/2015 tarihli hesap mutabakat mektubu ve mektupla uyumlu sunulu cari hesap ekstresi de kanıtladığını belirtmiş olmakla davacının davasının reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davanın kabulü ile davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan; 20/03/2015 düzenleme tarihli borçlusu davacı ... A.Ş , aval vereni ... alacaklısı davalı ... A.Ş olan 30/06/2015 ödeme tarihli 100.000,00 TL bedelli 30/07/2015 100.000,00 TL , 30/08/2015 100.000,00 TL, 30/09/2015 100.000,00 TL bedelli 30/11/2015 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli senetler yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 08/04/2016 tarihli ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına, davacı tarafın kötü niyet tazminat isteminin yasal koşullar oluşmadığından reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kötü niyet tazminat isteminin reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, Ankara 12. İcra Tetkik Merci Hakimliği’nin 2015/1309E. ve 2017/276K. sayılı kararında da bu talebimiz ile uyuşacak şekilde karar verildiğini belirterek kararın bu yönü ile kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı şirket yetkilisi ...'ün 01.01.2014 tarihli zayıf akım sözleşmesinden kaynaklanan borcuna mahsuben verdiği 28/02/2015 vade tarihli 200 Bin TL'lik çek karşılıksız çıkınca, dava konusu senetleri müvekkiline gönderip, karşılıksız çıkan söz konusu çeki teslim aldğını, taraflar arasında devam eden diğer davalarda borcunu dava konusu ettiği senetlerle ödediğini savunan davacının, iş bu davada senetlerin sahteliğini ileri sürerek müvekkilini dolandırdığını, Müvekkili şirket yetkilisi ... aleyhine yaptığı suç duyurusu takipsizlik ile kapatıldığını, tam tersine davacı şirket yetkilisi ... aleyhine Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/682 esas, sayılı dosyası ile "Sahte senetler vererek karşılıksız çıkan çekini aldığından" bahisle dolandırıcılıktan dolayı dava açıldığını, ceza davası ile diğer menfi tespit davasını bekletici mesele yapılması gerektiğini, Mahkemesinin kabulünün aksine, her ne kadar müvekkilimi temsilen senede dayanarak takip başlatılmış ve görününde senet ile alacağın temelinde yatan 01/01/2014 tarihli zayıf akım projesi arasında bir illiyet olmadığı düşünülse de, cevap dilekçesinde dava konusu senetten kaynaklanan alacağın kaynağı ifşa edildiğimdn dava konusu senetler ile zayıf akım projesi arasında ayrılamaz bir illiyet kurulduğunu, Müvekkilin senetlerden kaynaklanan bir alacağı olup olmadığının değil, 01/01/2014 tarihli zayıf akım sözleşmesinden kaynaklanan alacağının olup olmadığının tartışılması gerektiğini, Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016 / 83 Esas sayılı menfi tespit davasını bekletici mesele yapılması gerektiğini, Menfi tespit davalarında öncelikle davacının borçlu olmadığını ispat etmesi şartı aranmadığını, tam tersi, davalının alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları ve öğretide kabul edilen görüşlerin hukuk hakiminin, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylar ile ve bilhassa fiilin hukuka aykırılığı konusu ile bağlı olması gerektiği yönünde olduğunu, Aksi kanaat hasıl olsa bile, davacının kötü niyeti karşısında davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu,. Çünkü, davacı şirket iş bu dava ile menfi tespit davası açmış, davacı şirket yetkilisi ... de İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/ 847 Esas sayılı dosyası ile dava açmış olduğunu, İstanbul Anadolu 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/ 386 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, her birinden ayrı ayrı vekalet ücreti ve ayrı ayrı kötü niyet tazminatı talep ettiğini, icra hukuk mahkemesindeki imza inkarı davasının kendi lehlerine neticilenmesi durumunda, takibin iptal olacağını, hukuki yararı olmadığı halde, iş bu menfi tespit davasını açıldmasının davacının hukuku kullanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığının kanıtı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.