Esas No
E. 2012/29903
Karar No
K. 2013/27812
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

22. Hukuk Dairesi         2012/29903 E.  ,  2013/27812 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA 1. İŞ MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/11/2012

NUMARASI : 2010/896-2012/923

DAVA: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin alacağı fazla çalışma ücreti ve aylık ücret alacağının ödetilmesine  karar verilmesini istemiştir.

   Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

  Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmadan feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, aylık ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

 Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık haklı nedeniyle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, sair dava konusu ücret alacaklarının ise bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

 Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.  Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen aylık ücretin miktarı noktasında toplanmaktadır.  İş sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret göz önünde tutularak belirlenir.  Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.   Somut olayda, davacı işçi, aylık ücretinin net 1100,00 TL olduğunu iddia etmiş; davalı işveren ise ücret bordrolarında gösterildiği üzere asgari ücret olduğunu savunmuştur. Ankara Matbaacılar Ciltçiler ve Sanatkarlar Odası cevabi yazısında, ücret bordrolarında gösterilen ücretin geçerli olacağı bildirilmiştir.  Mahkemece, davacı tanık anlatımına itibarla, aylık ücretin net 1200,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Ne var ki, davacının iddiası dahi aylık ücretinin net 1100,00 TL miktarında olduğudur. Hal böyleyken, öncelikle talebin aşılarak aylık ücret miktarının tespiti hatalıdır. Diğer taraftan yapılan emsal ücret araştırması da yetersizdir. Anılan nedenlerle, araştırma genişletilerek, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği sorulmalı, neticeye göre tüm delillerin yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmasıyla davacının iddiasıyla da bağlı kalınarak sonuca gidilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi  bozmayı gerektirmiştir.   SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu K6098 md.401
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog