Esas No
E. 2020/3000
Karar No
K. 2021/1545
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2020/3000 E.  ,  2021/1545 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19.12.2017 tarih ve 2016/416 E- 2017/1098 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.05.2019 tarih ve 2018/835 E- 2019/696 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/20379 esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borcun davacının boşandığı eşinin davalı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının bu sözleşmede herhangi bir şekilde imzası bulunmadığını ileri sürerek, davacının Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/20379 esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dışı Tümer Mimarlık İnş. Dayanıklı Tük. Mal. Tic. Ltd. Şti. kredi borcunu ödememesi üzerine Adana 1. İcra Müdürlüğünün 2010/2722 esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi, kefiller hakkında ise dava konusu takibin başlatıldığını, ipotekli taşınmazın 07.06.2011 tarihli ihalede 151.000.- TL bedelle satıldığını, bu nedenle bu tutarın dava değerinden düşülmesi gerektiğini, davacı aleyhine başlatılan icra takibinin sehven başlatıldığını, davanın davalı tarafından kabul edildiğini, icra takibini ve devamındaki icra işlemlerinin kötüniyetli olarak yapılmadığını belirterek, davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminat isteminin reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafından davanın ön inceleme aşaması tamamlanmadan önce kabul edildiği bildirilerek buna göre hüküm kurulmasının talep edildiği, duruşmada alınan davalı vekili beyanlarının cevap dilekçesindeki kabul beyanı ile tam olarak örtüşmediği, davacı aleyhine başlatılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu, sehven davacı aleyhine takip başlatıldığının anlaşılması halinde takipten feragat edilebilecekken böyle bir uygulamaya gidilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince takipte talep edilen miktar 258.673,25 TL olduğu, takip talebinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe değinilmediği, aynı zamanda tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ibaresi de yer almadığı, takibin dayanağı kredi sözleşmesinde davacının asıl borçlu veya kefil olarak imzasının bulunmamasına rağmen davacı hakkında icra takibi yapılması, takipten feragat edilmemiş olması karşısında davacı hakkında takibin sehven yapıldığı savunmasına itibar edilmediği, davalının takipte kötü niyetli olduğu, davalı davayı cevap dilekçesi ile ön inceleme duruşması yapılmadan kabul ettiği, ancak kötü niyet tazminatının kabul edilmediğinin belirtildiği, kötü niyet tazminatı feri nitelikte olduğundan asıl talep yönünden davanın kabulü halinde kötü niyet tazminatı talebi reddedilse bile yargılama giderleri yönünden bu husus dikkate alınmayacağı, asıl uyuşmazlık davalının kabul beyanı ile çözümlendiğinden yargılama giderlerinden olan harç ve vekalet ücretinin hesabında Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinin dikkate alınması gerektiği, mahkemece farklı değerlendirme ile söz konusu yasal düzenlemeler dikkate alınmadan vekalet ücreti ve harç hesaplanması ve bunların davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararının HMK'nın 353/1-b2. maddesi uyarınca kaldırılarak, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacının Adana 1. İcra Müdürlüğü'nün 2015/20379 esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile davacı yönünden takibin iptaline, asıl alacak miktarı üzerinden hesap edilecek %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Kanunu 22. maddesi uyarınca alınması gerekli (17.669,97 TL*1/3=) 5.889,99 TL karar ilam harcının peşin alınan 4.417,50 TL'den mahsubu ile eksik kalan 1.472,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 6. maddesi gereğince 10.735,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.417,49 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.