8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2019/2608
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/03/2019
NUMARASI: 2018/429 E. - 2019/294 K.
DAVANIN KONUSU: Maddi Hasarlı Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/06/2021
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.07.2017 tarihinde müvekkili ...'in maliki olduğu ... plaka sayılı aracı kullanan ...'ın Hadımköy'de ... yoluna dönüş ışıklarında, ışığın yeşil yanmasını beklerken davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... şirketinin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın müvekkilin aracını görmeyerek çaptığını, bu nedenlerle alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlendiği anda taleplerini HMK 107. Maddeye göre arttırmak üzere müvekkil aracında meydana gelen değer kaybının (1.000,00 TL dava değeri bildirilerek) davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, zamanışımının gerçekleştiğini, davanın ...ye ihbarına karar verilmesi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açma hakkının olmadığını, müvekkilinin dava konusu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyanla, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davanın kabulü ile, 5.000,00-TL değer kaybı tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalı sürücünün kusurunu bulunmadığını, değer kaybının fahiş belirlendiğini, ek beyanın da ise 165.000,00 km yi aşan araçlarda değer kaybının olmayacağını, belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
İstinaf edenlerin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; 17/07/2017 olay tarihinde davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile davalıların maliki ve sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada, davacının aracında değer kaybı meydana geldiği anlaşılmıştır. Kazanın meydana geldiği tarih ve Yargıtay uygulamaları gözetildiğinde; araçta meydana gelen değer kaybı, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmelidir(Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve 2016/13290 E., 2017/6752 K sayılı kararı). Bu açıklamadan sonra dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, değer kaybının yukarıda belirtilen ilkelere göre belirlenmesine, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.