11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2020/3675 E. , 2021/2060 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 19.03.2019 tarih ve 2016/794-2019/325 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya mal satışından kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra takibinin devamına % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmada 4.000.- TL borcu kabul ederek, başka borcu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 13.148,08 TL, alacaklı olduğu, davalının, davacı şirketin yetkili temsilcisini yemin teklifinde bulunduğu, davacı şirket yetkilisinin yemin konusunu eda ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Dava faturalara dayalı icra takibine yapılan alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamı uyarınca yapılan inceleme sonucu 14.10.2011 tarihli 2.138,40 TL bedelli ve 21.10.2011 tarihli 5.136,48 TL bedelli 2 adet faturayı davalının vergi dairesine bildirdiği ve BA formlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından davacıya yemin teklif edilmesi üzerine davacı tarafından yapılan yemin üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 03.03.2017 tarih 2015/2 E. 2017/1 K sayılı kararı gereğince "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hakimin ispat yükü kendisine düşen tarafa yemin teklifinde bulunma hakkını hatırlatamayacağı" nın belirtildiği, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun kararında da belirtildiği üzere davalı delil listesi vermemiş açıkça yemin deliline dayandığını bildirmemiş olduğundan yemin deliline dayandığı gözetilerek usule aykırı olarak davalı tarafından teklif edilen yeminin davacıya eda ettirilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş davalının kabulünde olan 19.01.2011 tarihli ve 5.022,00 TL fatura bedeli ile birlikte davalı tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirdiği anlaşılan 14.10.2011 tarihli 2.138,40 TL bedelli ve 21.10.2011 tarihli 5.136,48 TL bedelli faturaların, 3 fatura bedeli olan toplam 12.296,88 TL’lik malın davalıya teslim edildiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.