8. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/1109
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/03/2021
NUMARASI : 2018/82 E. - 2021/425 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/07/2021
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların maliki ve sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı aracın neden olduğu 23/03/2016 günlü trafik kazasında, değer kaybı ve kazanç kaybı alacaklarını vekil edenine temlik eden dava dışı ... San. A.Ş.'ye ait ... plaka sayılı aracın hasarlandığını, bu hasar nedeniyle uğranılan kazanç kaybı zararının davalılarca karşılanması gerektiğini, bu nedenle oluşan kazanç kaybı zararının tahsili amacıyla davalılar aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında asıl alacak ve ferileri toplamı olan 7.820,20-TL üzerinden icra takibine geçildiğini, bu takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek, haksız itirazın iptali ile birlikte davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarını istemiştir.Davalılar cevaplarında özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.Mahkemece iddia, savunma toplanan deliler ve tüm dosya kapsamı gözetilerek; davalı araç maliki ...'nin aracı uzun süreli kiralama sözleşmesi ile dava dışı bir başka kişiye kiralandığının anlaşılması nedeniyle, işleten sıfatı kalmadığı, dolayısı ile davalı şirket aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği; buna karşılık davacıya ait aracın hasarlanması ile oluşan trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsünün %75, davacı tarafa ait araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, bilirkişi raporuna göre gerçek kazanç kaybı zararının 2.550,00-TL bulunduğunun belirlendiği, bu durumda davalı araç sürücüsü ...'den talep edilebilecek asıl alacak miktarının 1.700,00-TL, işlemiş faiz alacağının da 269,53-TL bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; "1-Davalı .... Aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,2-Davalı ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,Sabit olan 1.700,00 TL asıl alacak 269,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.969,53 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve isabt eden takip giderleri ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmek üzere borçlu davalının İstanbul Anadolu.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin belirtilen şekilde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Likit bir alacak bulunmadığından icra inkar tazminatının isteminin reddine, " karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; araç maliki olan ...'ye yönelik olarak açılan davanın husumetten reddedildiğini, ancak vekil edenin takip başlatırken ve dava açarken aracın uzun süreli kiralama sözleşmesi ile kiralandığını bilemeyeceğini, bu nedenle de husumetten red kararına bağlı olarak vekil edeni aleyhine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği hususuna yöneliktir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç kazanç kaybı zararının giderilmesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.İstinaf edenin sıfatına, istinafın kapsam ve nedenleriyle sınırlı olmak kaydıyla yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda;
Davacı vekili görülmekte olan davada ve bu davanın dayanağını oluşturan icra takibinde, trafik kaydını esas almış ve bu nedenle araç maliki şirkete husumet yöneltmiştir. Yargılama sırasında davalı şirketin ileri sürmesi sonucunda yapılan incelemede; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, araç maliki şirket tarafından uzun süreli kiralama sözleşmesi ile başka bir şirkete kiraya verildiği anlaşılmıştır.Hal böyle olunca, davacının takip başlatırken ve dava açarken trafik kayıt malikine husumet yöneltmiş olmasında herhangi bir kusur bulunmadığından, davalı malik şirket lehine ret vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken, adı geçen şirket yararına vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/2806 E., 2017/1233 K.sayılı kararı)Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile bağlı kalınarak sadece yanılgılı olan hususun düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki biçimde hüküm tesis edilmiştir.