6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2020/10540 E. , 2021/13041 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1.Sanık ... Bağçeci hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, 5271 sayılı CMK.'nin 231/5. maddesi uyarınca verilen ''hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına'' ilişkin kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK'nin 231/12. maddesine 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı CMK'nin 264/1. maddesi uyarınca sanığın yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağından, 5271 sayılı CMK'nın 264/2 ve 268 maddelerine göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
2.Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yapılan değişikliğin de infaz aşamasında değerlendirilmesi olanaklı görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3.Sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin beraat kararının gerekçesine yönelik olmayıp, beraat eden her bir sanık için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik istemi ile sınırlı yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde ise;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçiminde düzenleme bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/11/1979 tarih, 1979/2-229 Esas ve 1979/477 sayılı Kararında belirtildiği üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas aldığı ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olduğu, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı dikkate alındığında; kendilerini tek vekille temsil ettiren ve beraatlerine karar verilen sanıklar ..., ... ve ... yararına Hazine aleyhine ayrı ayrı maktu avukatlık ücretine hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığından, sanıklar müdafisinin bu konudaki temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 05.07.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.