2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2021/6126 E. , 2021/6302 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar, ziynet alacağının kabulü, birleşen ziynet alacağının kabulü ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Davacı-karşı davalı kadının, ziynet alacağının faizine ilişkin davasında yapılan yargılama sonucunda 3.936 TL ziynet alacağına ilişkin faiz alacağı olduğuna karar verilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ve kadın lehine 4080 TL maktu vekalet ücreti ödenmesine karar verilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebilivor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla.) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.." hükmü yer almaktadır. Buna göre; kabul edilen 3.936 TL üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca reddedilen miktarı geçemeyeceği öngörüldüğünden, mahkemece, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren kadın yararına 3.936TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Ancak, yapılan bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK m. 438/7).