10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2020/11805 E. , 2021/7296 K.
"İçtihat Metni"
Asıl dava, yersiz ödenen yaşlılık aylıklarının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı, icra inkar tazminatına hükmedilmesi, karşı dava ise; yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ödenmesi aksi halde kesinlen primlerin avans faizi ile birlikte iadesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece, bozma sonrası ilamında asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen dava yönünden karşı davacının ödenmeyen aylıkların veya primlerin iadesi talepleri reddedilip, Yargıtayca onanarak kesinleştiğinden, yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Yasanın 96. maddesinin b fıkrası “Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmüne amir olup, uyulan bozma ilamı sonrası her ne kadar ilgili yasa kapsamında değerlendirme yapılmış ise de, borcun tebliğ tarihine ilişkin dosyada herhangi bir kaydın bulunmaması karşısında, aynı borca yönelik olarak Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2009/1138 takip sayılı icra dosyasına ilişkin takip talebinin davalı borçluya tebliğ edildiği tarih olan 30.01.2009 tarihi esas alınmak suretiyle, yasada belirtilen 24 aylık ödeme süresi dikkate alındığında, icra emrinin tebliğ tarihinden 24 ay sonrası olan 30.01.2011 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken mevcut şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.