2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2021/7353 E. , 2021/8664 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, erkeğin davasındaki yargılama giderleri, vekâlet ücreti, kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatların miktarı, yoksulluk nafakasının reddi ile kişisel ilişki tesisi yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kendi davasında kurulan hüküm, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, nafakalar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına,ve ferilerine yönelik karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin boşanma davası, tedbir ve iştirak nafakaları, yoksulluk nafakasının reddi ile tazminat taleplerinin reddine yönelik, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kişisel ilişki tesisine yönelik istinaf başvurusunda bulunulmuş, istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince kusur belirlemesine, kişisel ilişki tesisine, iştirak nafakasına, kadının maddi ve manevi tazminat taleplerine, kadının yoksulluk nafakası talebine yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile yeniden hüküm kurulmuş, erkeğin boşanma davasında ise gerekçenin düzeltildiğinden bahisle yeniden hüküm kurularak konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerine ve vekalet ücretine yönelik hüküm kurulmuş, tarafların sair istinaf talepleri ise reddedilmiştir.
Bölge adliye mahkemesinin kararı taraflarca yukarıda gösterildiği şekilde temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen kararlar, istinaf edilmeyen yönlerden kesinleşmiş olup istinaf edilmeyen konular temyize getirilemez.
İlk derece mahkemesi tarafından kadının davasının kabulüne karar verilmiş olmasına karşın davalı-karşı davacı erkeğin bu yöne ilişkin istinaf talebi olmadığından ve bu husus kadın yararına kesinleşmiştir. Bu itibarla davalı-karşı davacı erkeğin, kadının davasının kabulüne yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı erkeğin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
3.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve ferîlerine yönelik karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından erkeğin boşanma davası, tedbir ve iştirak nafakaları, yoksulluk nafakasının reddi ile tazminat taleplerinin reddine yönelik, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kişisel ilişki tesisine yönelik istinaf başvurusunda bulunulmuş, istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince kusur belirlemesine, kişisel ilişki tesisine, iştirak nafakasına, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerine, kadının yoksulluk nafakası talebine yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile yeniden hüküm kurulmuş, erkeğin boşanma davasında ise gerekçenin düzeltildiğinden bahisle yeniden hüküm kurularak konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine yönelik hüküm kurulmuş, tarafların sair istinaf talepleri ise reddedilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi tarafından erkeğin davasının kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu tespitine rağmen davacı-karşı davalı kadının bu davaya yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken erkeğin davası hakkında yeniden hüküm kurularak konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına, ve bu davaya yönelik harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönlerinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK m. 370/2).