3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2020/11659 E. , 2021/10732 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasının; davalı ... yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı ...'ın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen karar, davalı ... vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 02/11/2021 tarihinde davacı vekili Av. ...ile davalı ... vekili Av. .... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; inşa edeceği toplu konutların elektrik aboneliklerinin yapılması amacıyla davalı ...’a başvuruda bulunduğunu, elektrik dağıtım tesisinin kendisi tarafından yapılması koşuluyla abonelik tesisi talebinin kabul edilebileceğinin bildirildiğini, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği madde 23/2 uyarınca, yeni dağıtım tesislerini kurma, gerekli iyileştirmeleri yapma, ilgili mevzuata uygun olarak dağıtım sistemini işletme, bakım ve onarımını yapma yükümlülüğünün dağıtım lisansı sahibi davalı ...’a ait olduğunu, bu sebeple yapılan tesis bedelinin elektrik tahakkuk bedelinden düşülmesi gerektiğini, dağıtım tesisinin kendisi tarafından inşa edilip geçici kabulünün de 04/05/2012 tarihinde davalı ...’a yapılmasına rağmen, tesis bedelinin tarafına ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 151.192,46 TL’nin 04/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ...’tan tahsilini talep etmiş; 20/03/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 166.438,46 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ...; dağıtım tesislerinin işletme hakkının kendisine, mülkiyetinin ise diğer davalı ...’a ait olduğunu, tarafına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ...; davalı ... ile aralarında imzalanan 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devri sözleşmesi uyarınca, tarafına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın, davalı ... yönünden husumet yokluğundan usulden reddine, davalı ... yönünden kabulü ile 166.438,46 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...’tan tahsiline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davacı kullanıcı tarafından inşa edilen dağıtım tesis bedelinin geri ödemesinin, ilgili yönetmelik gereği ancak yasal faiziyle birlikte istenebileceği gerekçesiyle, davalı ...’ın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında; davanın davalı ... yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 166.438,46 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’tan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; ilk derece mahkemesince, davanın davalı ... yönünden kabulüne karar verilmesi nedeniyle, davaya konu 166.438,46 TL üzerinden alınması gereken nispi karar ve ilam harcından, peşin yatırılan harç ile ıslah harcı mahsup edilerek 8.527,42 TL bakiye karar harcına hükmedildiği, bakiye karar harcının ise davalı tarafından 29/09/2017 tarihinde yatırıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre bölge adliye mahkemesince; düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilirken, davalı ...’tan mükerrer harç tahsili yönünde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.