Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Ceza Dairesi

Esas No
E. 2011/9067
Karar No
K. 2012/5569
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

(Kapatılan)14. Ceza Dairesi         2011/9067 E.  ,  2012/5569 K. "İçtihat Metni" Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar ..., ..., ..., ...'nın ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından ...'in; ırza geçme suçundan sanık ...'nin yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar Oya ve Yusuf'un atılı suçlardan beraatlerine, diğer sanıkların atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2008 gün ve 2007/207 Esas, 2008/408 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar ..., Hurşit, Hüseyin ve Harun müdafileri, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;

Mağdurenin Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK)'na bağlı yetiştirme yurdunda koruma altına alınması nedeniyle SHÇEK vekilinin katılma talebinin kabulüne karar verilmiş ise de; 2828 sayılı Kanunun 22 ve 24. maddeleri uyarınca koruma kararının, sayılan istisnalar hariç çocuk reşit olana kadar devam edeceği, mağdurenin hüküm tarihinden önce 12.06.2008 tarihinde evlilik yaparak ergin hale geldiği, bu suretle belirtilen koruma kararının hükümsüz kaldığı, bu nedenle SHÇEK'nun hükmü temyiz hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ve CMUK.nın 317. maddesi uyarınca SHÇEK vekilinin temyiz talebinin reddiyle, incelemenin sanıklar müdafileri, O Yer Cumhuriyet Savcısının ve katılan vekilinin temyiz talepleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü:

Her ne kadar sanık ...’in eylemini cebir ve şiddet istimali ile işlediği Mahkeme gerekçesinde kabul edilmiş, ancak sanık hakkında 765 sayılı TCK.nın 414/1. maddesi uyarınca hüküm kurulmuş ise de; sanığın eylemini cebir ve şiddetle gerçekleştirdiğine dair mağdurenin soyut beyanları dışında başkaca bir delil bulunmaması, mağdurenin ailesi evde yokken bir haftalık süreçte her gece sanığın gelerek kendisine altı yedi kez zorla tecavüz ettiğine ilişkin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eylemlerini zorla gerçekleştirdiği sabit olmamakla, mahkeme gerekçesi hatalı ise de uygulama doğru olduğundan, bu husus sonuca etkili görülmediğinden ve sanıklar ..., ... ve,,,,hakkında 765 sayılı TCK. hükümleri lehe kabul edilerek ırza geçme suçundan kurulan hükümlerde aynı Kanunun 31. maddesi uygulanmamış ise de, anılan madde, ceza mahkûmiyetinin kanuni sonuncu olarak infazda nazara alınacağından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık ... hakkında ırza geçme suçundan kurulan beraat ve sanıklar ...,... ve ... hakkında ırza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Delillerle iddia ve savunma duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu ve beraati kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar ...,.....ve .....müdafileri, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanık ... hakkında verilen beraat, diğer sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,

Sanık ... hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Sanığa isnat olunan ırz ve namusa tasaddide bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/2 ve 430/2. madddesinde öngörülen cezasının üst sınırları itibarıyla aynı Kanunun 102/4. maddelerinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımına tâbi oldukları, sanığın sorguya çekildiği 05.04.2005 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen bir işlemin olmadığı, inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog