Aramaya Dön

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

Esas No
E. 2012/12360
Karar No
K. 2013/1034
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2012/12360 E.  ,  2013/1034 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ...

SUÇ: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme, Mala Zarar Verme
HÜKÜM: Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

5237 sayılı TCK’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265.maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeğe elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.

Suça sürüklenen çocuğun suçun yasal tanımında yer alan ve hukuksal anlamda tek bir fiili oluşturan davranışları, görevini ifa eden kamu görevlilerine karşı görevlerini yaptırmamak için gerçekleştirmiş olması nedeniyle aynı nev’iden fikri içtimaın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCY’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerekmektedir

Mala zarar Verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Suça sürüklenen çocuk hakkında “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan kurulan hükümde, tek fiille birden fazla kamu görevlisine karşı gerçekleşen eylemde, teselsül koşulları bulunduğu halde TCK'nun 43.maddesinin uygulanmaması,

Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde alkollü olarak kaza yapmasından dolayı soruşturma için Otosansit jandarma karakoluna götürüldüğü, burada görev başındaki jandarma görevlilerine hitaben "ben Şırnaklıyım ben asıl teröristim hepinizi kurşuna dizerim, bu askeriyede kimse sağ kalmayacak" şeklinde tehditte bulunmak suretiyle hakkında işlem yapılmasına engel olduğu, yine karakol içerisindeki yemekhane kapısının çerçeve ve camını kırarak zarar verdiği anlaşılmakla görevliye direnme ve mala zarar verme suçlarının sübut bulduğuna dair mahkemenin kabulünde bir işsabetsizlik bulunmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.43 K5237 md.43/2 K5237 md.265
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog