(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/18360 E. , 2013/1648 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Gerekçeli karar başlığında 10/06/2005 olarak hatalı gösterilen suç tarihinin, ödemeye ilişkin son taksitin sanığın banka hesabına yatırıldığı gün olan 13/10/2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın 01.05.2003 tarihinde Bingöl ilinde meydana gelen ve ...-Karakoçan-Çelebi köyünde de etkili olan depremden hemen sonra ... Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nce 7269 sayılı Kanun’un 29. maddesi uyarınca 01.05.2003 günü yapılan tespitte, sanığa ait konutun depremden dolayı orta hasar gördüğünün belirlendiği, hasarlı evlere ilişkin yapılan ilan üzerine sanığın, tarihsiz basılı form olan ağır hasar talep ve taahhütnamesini doldurarak, ... Afet İşleri Genel Müdürlüğü’ne ibraz etmesi üzerine komisyonca alınan karar gereği Ziraat Bankası ... Gazi caddesi şubesine adına açılan hesabına yatırılan 8.000 TL.yi vekili aracılığıyla çektiği somut olayda; sanığın tek eyleminin Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü’nce deprem nedeniyle yerleşim yerlerinin muhtar, ihtiyar heyeti ve teknik heyetçe teker teker gezilerek evinin hasar gördüğünün tespit edilip komisyonca hak sahibi olarak müracaatta bulunabileceğinin belirtilmesi üzerine başvuruda bulunmaktan ibaret olması karşısında, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Sanık ...'nün kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.100 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi" fıkrasının eklenmesi suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 322.maddesi uyarınca hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.