(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/1893 E. , 2012/34844 K.
"İçtihat Metni"
Dolandırıcılık suçundan sanık İdiris Özdemir'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/1, 522, 19 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri gereğince 2 kez 1.586,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2005 tarihli ve 2005/146 esas, 2005/1046 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/10/2011 gün ve 2011/13352/54738 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2012 gün ve 2011/375339 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 503/ilk maddesi kapsamında kalan ...'a yönelik eylemindeki haksız menfaat olarak kabul edilen 20.000.000 Türk Lirası ile ...'a yönelik eylemindeki haksız menfaat olarak kabul edilen 130.000.000 Türk Lirasının, ağır para cezası niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle 765 sayılı Kanun'un 19 ve 4421 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Cezaların İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun hükümleri gereğince artırılmasına karar verilmiş İse de, 765 sayılı Kanun'un 503/ilk maddesinde yer alan "Bir kişiyi kandırabilecek nitelikte hile ve desiseler yaparak hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlayan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis ve sağladığı haksız menfaatin bir misli kadar ağır para cezası verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, sanığın sağlamış olduğu haksız menfaat miktarı kadar ağır para eczası ile cezalandırılması gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan 765 sayılı Kanun'un 19 ve 4421 sayılı Kanun hükümlerine göre artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Gıyapta verilen kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28 vd. maddelerine göre ilanen tebliğ edilerek 24.11.2011 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, suç tarihinin 20.12.2004 olduğu, bu tarihten sonra zamanaşımını kesen son işlemin 11.11.2005 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu, karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında zamanaşımını kesen başka bir işlemin bulunmadığı, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 maddesindeki 5 yıllık aslî zamanaşımı süresinin kesintiye uğramaksızın hüküm ile tebliğ tarihi arasında dolduğunun anlaşılması karşısında bu hususta da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.