Esas No
E. 2012/369
Karar No
K. 2013/13511
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

E. 2012/369 K. 2013/13511 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi, E. 2012/369, K. 2013/13511, T. 18.09.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/369
Karar No
2013/13511
Karar Tarihi
18.09.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2012/369 E.  ,  2013/13511 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.

Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

Somut olayda; sanıkların temyiz dışı sanık ...'in kullandığı araç ile ...'ye geldikleri, ... isimli lokantaya girerek kendilerini sosyal güvenlik kurumu müfettişleri olarak tanıtıp işletmede bulunan evrakları istedikleri, işletme sahibi katılanın istenilen evrakları getirdiği, sanıkların evraklarda eksiklik olduğunu bu eksikliğin cezasının 2.800 TL olduğunu ancak 200 TL verildiği takdirde işlem yapılmayacağını söyledikleri, bunun üzerine katılanın, sanıklara 200 TL'yi verdiği, parayı alan sanıkların olay yerinden ayrıldıkları, daha sonra katılanın şüphelenerek durumu polise anlatması üzerine sanıkların yakalandıkları anlaşılmakla, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5237 Sayılı TCK'nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle gidermesi gerektiği, ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.05.2008 gün ve 2008/11-127-147 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Yasanın 168. maddesi “pişmanlıktan kaynaklanan iade ve tazmini” esas aldığı, somut olayda ise; 04.08.2008 tarihli tutanağa göre, sanıkların kullandığı araç içinde yapılan arama sırasında katılanın parasının bulunması üzerine 200 TL'nin katılana kolluk tarafından teslim edildiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında yazılı şekilde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
ONANMASINA Yargıtay Ceza Ceza Hukuku 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.168 K5237 md.168 K147 md.168
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog