(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/23022
- Karar No
- 2013/6383
- Karar Tarihi
- 08.04.2013
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/23022 E. , 2013/6383 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, müştekinin evine gittiği sırada yanına yaklaşarak ... ... Lisesi'nin adresini sorduğu, müştekinin adresi tarif ettiği, böylece aralarında konuşmaya başladıkları, sanığın kendisini ... firmasının çalışanı olarak tanıtıp okulda broşür ve tişört dağıtacağını söyleyip dağıtım konusunda ondan yardım istediği, müştekinin yardımı kabul ettiği, birlikte ... Bulvarı üzerindeki ... isimli ... hanının önüne geldikleri, sanığın "binanın içinde elektronik cihazlar var, cep telefonlarından etkilenir, telefonunu kapat, hatta daha da sağlam olması için bana ver" diyerek telefonu aldığı, birlikte bir kat yukarı çıktıktan sonra sanığın "sen burda bekle, ben hemen dönüyorum" dediği müştekiyi orada bırakıp aldığı telefonla birlikte ortadan kaybolduğu, olayda; dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.... Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde TCK.nun 61.maddesindeki ölçütlere göre gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 360 gün olarak tayin edilmesi,
2.Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.