Esas No
E. 2011/26365
Karar No
K. 2012/31488
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi

E. 2011/26365 K. 2012/31488 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi, E. 2011/26365, K. 2012/31488, T. 13.03.2012
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/26365
Karar No
2012/31488
Karar Tarihi
13.03.2012
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)15. Ceza Dairesi         2011/26365 E.  ,  2012/31488 K. "İçtihat Metni"Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'in, 5941 sayılı Çek Kanun'un 5/1 (dört kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2(dört kez) maddeleri uyarınca 7.928, 4.465, 2.582 ve 1.737 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2010 tarihli ve 2009/907 esas, 2010/301 sayılı kararında, temyiz mercii bilgilerinin eksik gösterilmesi sebebiyle, ... Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine hükmün yerine getirilmesinin devam edilmesine dair aynı Mahkemenin 26/11/2010 talihli ek kararına yapılan itirazın keza reddine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 18/01/2011 tarihli ve 2011/118 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/05/2011 gün ve 2011/5690/26411 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/06/2011 gün ve 2011/199924 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 2006/6-123 esas, 2006/229 sayılı ilâmı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, söz konusu kararda kanun yoluna başvuru mercii ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin gösterilmediği gibi, aynı kararın daha önce Bakanlığımızın 06/07/2010 tarihli ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-38-5402-2010/8324/45156 sayılı yazısı ile kesinleşmediğinden bahisle kanun yararına bozma incelemesine konu edilmeden iade edilmesi üzerine yeniden yapılan meşruhatlı tebligatta da başvuru merciinin gösterilmediği cihetle, anılan kararın halen kesinleşmemiş bulunduğu anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Ayrıntıları Y.C.G.K'nun 05.10.2010 tarih ve 2-169 esas, 188 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; usulüne uygun olarak sanığa tebliğini müteakip süresinde temyiz edilmeyerek kesinleşen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2010 tarih ve 2009/907 esas 2010/301 sayılı kararında kanun yolu mercinin gösterilmemiş olmasının temyiz süresinin işlemesine engel olmadığı, ayrıca hükümde başvurulacak yasa yolu süresi açıkça belirtildikten sonra "temyiz yolu açık olmak üzere" denilmek suretiyle temyizen inceleme merciinin Yargıtay olduğunda kuşku bulunmaması ile kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşmesi hususunun yargılama faaliyetinin doğal sonucu olması nedeniyle kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog