8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/8622 E. , 2022/232 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : Hazine, Orman İdaresi, ... Belediye Başkanlığı
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... İdaresi, Hazine ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece verilen önceki karar ... tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "dava konusu taşınmazın eski tarihli belgelerde ne şekilde göründüğünün ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan ve 24.06.2014 tarihli bilirkişi heyeti raporunun ekinde bulunan krokide A harfi ile gösterilen 35.607,49 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi, Hazine ve ... Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünde, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dasvanın kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda, taşınmazda 50-60 yaşlı 100 adet zeytin ağacı bulunduğu ve davacı adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümünün 35.607,49 m2 olduğu gözönüne alındığında, söz konusu ağaç sayısının davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmasına yetecek surette ekonomik amaca uygun bir ziyetlik sayılmayacağı açıktır.
Diğer yandan, mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişilerce taşınmazda evvelce buğday ve arpa tarımı yapıldığı yönünde beyanda bulunulmuş ise de, yine anılan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın VI. sınıf tarım arazisi niteliğinde, şiddetli erozyona sahip olduğunun ve taşınmazın tarıma elverişli toprak kalınlığının sığ olduğunun belirtilmiş olması karşısında, dava konusu taşınmazda davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.