(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/8128 E. , 2012/10961 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı davalı dışındaki bir başka bankadan ihtiyaç kredisi kullanmak için başvurduğu sırada davalı bankaya kredi kartı borcundan dolayı hakkında takip kaydı bulunduğu gerekçesi ile talebinin reddedildiğini,oysaki davalı bankaya ait kredi kartı bulunmadığını, bankanın sonrasında sistemsel hata sonucu takip kaydını düzeltip kendisini bildirdiğini ancak olmayan borç sebebiyle hakkında icra takibi başlatılıp evine ve maaşına haciz geldiğini ayrıca kredi notunun düştüğünü,ticari itibarı zedelendiğini,ileri sürerek 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, icra dosyasında fiili haciz yapılmayıp herhangi bir zarar oluşmadığını, sistemsel hatanın dava açılmadan önce düzeltildiğini ve talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı; bankanın sistemsel hata sonucu isim benzerliği sebebiyle kredi kartı borcu sebebiyle hakkında takip başlatıp, evine ve maaşına haciz geldiği ailevi problemler yaşadığını, ticari itibarı zedelendiğini, kara listeye alındığını belirterek manevi tazminat istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı,davacının mütefarik kusurlu olduğunu ve tazminat miktarının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davalı bankanın kusurlu olduğu, haksız davranışı nedeniyle davacının ticari itibarını zedelendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda kusur durumunun değerlendirilmesi halinde;sistemsel hata sonucu isim benzerliği sebebiyle davalı bankaya ait kredi 2012/8128-10961 kartı ve borcu bulunmayan davalı hakkında takip başlatan,haciz yapan davalının maaşına haciz konmasını talep eden, icra ceza mahkemesinde mal beyanında bulunmamaktan şikayetçi olan tüm bu işlemler sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyen davalı bankanın olayda kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki,davacı da davalı banka tarafından hakkında yapılan işlemlere hiçbir şekilde itiraz etmeyerek; ödeme emri tebliğine rağmen borca itirazda bulunmayarak takibi kesinleşmesine, zararın artmasına neden olduğundan olayda davacının da müterafık kusurlu olduğunun kabulü zorunludur.
Manevi tazminatı miktarı yönünden ise; 22.6.1966 tarihli 7/7 sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararında, manevi tazminat tutarını etkileyen özel hal ve şartlar belirtilmiş olup, manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, amacı, mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması da değildir. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, hakim manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu' nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır.Dava konusu olayın gelişimi ve yukarıda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunun kabulü gerekir.
O halde yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda; tarafların olaydaki mütefarik kusur ve sorumluluklarının yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde belirlenmesi ve takdir edilecek daha makul bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken,mahkemece 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.