6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2022/1755 E. , 2022/1863 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı ile farklı tarihlerde Sistem Kullanım Anlaşması yaptıklarını, 01.03.2012 ile 31.12.2012 tarihleri arasında yapılan ölçümlerde davalı yanın reaktif enerji sınır değerlerini aşarak anlaşmayı ihlal ettiği ve buna bağlı olarak cezai şart uygulandığını, davalının kesilen dokuz adet faturayı ödemediğini, ödenmeyen her bir faturanın son ödeme tarihinden itibaren Amme Alacakların Tahsili Usulü Hakkında Kanun uyarınca işleyecek faizi, gecikme zammı KDV’sini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sistem kullanım anlaşması gereği davacının öncelikle uyarıda bulunmasının gerektiğini, ihlalin gerçekleşmediğini, faturaya konu cezaların ne şekilde hesaplandığının belli olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın yargı yolu dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemece, yargılamanın devamı sırasında yürürlüğe giren 7257 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile uyuşmazlıkların idari yargı yerinde görüleceğinin düzenlenmesi karşısında davacının yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmesinde sorumluluğu olmayıp, 6100 sayılı HMK'nın 331/2 ve 20'inci maddeleri gereği vekalet ücretine ilişkin yargılama giderine görevli mahkemece karar verilmesi gerektiği de gözetilerek, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine ilişkin hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.