(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/9877 E. , 2012/15609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 8 ... ... adresinde bulunan taşınmazına su aboneliği için müracaat ettiğini, ancak abonelik işleminin gerçekleştirilmediğini belirterek aboneliğinin yapılmasına karar verilmesini istemiş, 08/07/2011 tarihli dilekçe ile de, müteahhit su borcunu ödediğinden statik raporun alındığını, ASKİ'nin su aboneliğini verdiğini belirterek davadan feragat etmiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, feragat nedeniyle davanın reddine, abonelik talep edilen binanın statik raporunun mevcut olduğu gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yerolmadığına karar verilmiş; hüküm, vekalet ücreti yönünden davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1.Davacı, su abonesi yapılmadığını belirterek eldeki davayı açmış, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararından sonra da, müteahhidin su borcunu ödediğini, statik raporunun alındığını, su abonesi olduğunu belirterek davadan feragat etmiştir. Davanın açıldığı tarih itibariyle statik rapor bulunmadığından geçici abonelik şartları oluşmamıştır. Bu nedenle davalı dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6.maddesine göre; "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine 2012/9877-15609 getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur." Bu durumda davanın reddi nedeniyle davalı lehine 550 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücreti takdirine yerolmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi gereğidir.