(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/12364 E. , 2012/5441 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, dava dışı şahsın kullandığı kredi kartına ait sözleşmeye kendisinin kefil olduğundan bahisle, ödenmeyen borçtan dolayı davalı bankanın kendisi aleyhinde icra takibi yaptığını kendisi işyerindeki boyaların ihtiyaten haczedildiğini ve haczedilen malların muhafaza süresi içinde son kullanma tarihlerinin geçtiğini, oysaki sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitini, bozulan malların bedeli olan 20.627,08 TL maddi tazminat, 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini ve hesaplarına konulan blokenin kaldırılmasını istemiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tesbitine, 15290 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı eldeki davada, icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile maddi tazminat telebinde bulunmuş olup, mahkemece takipten dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile 15.290 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmiş olmakla, icra takibindeki asıl alacak ile hüküm altına alınan 2011/12364 2012/5441 maddi tazminatın toplamı üzerinden 3027,75 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 3154,80 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7.maddesi uyurunca düzeltilerek onamasına karar verilmesi gerekmiştir.