(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/6208 E. , 2011/14301 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, davalılardan 28.08.2000 tarihli harici arazi satış sözleşmesi ile taşınmaz satın aldığını ve satış bedeli olarak 35000 TL ödediğini, taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda dava dışı kişiler adına tespit edildiğini, davalıların kadastro tespitine itiraz etmedikleri gibi halen taşınmaz hakkında kadastro mahkemesindeki davanın derdest olduğunu,davalıların maliki olmadığı taşınmazı satmaları sonucunda sebebsiz zenginleştiklerini ileri sürerek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 127.500 TL nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davaya konu taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde dava açıldığını,davacının açılan davaya müdahil olması veya davalar açması gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece,satış sözleşmesine konu taşınmaz hakkında kadastro mahkemesinde açılan davaya davacının müdahil olmadığı, davanın halen derdest olduğu, henüz hak kaybının oluşmadığı,davacının derdest davaya müdahil olarak katılarak dava konu su yeri üzerine yazdırma imkanı bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ile davalılar arasındaki satış sözleşmesine konu taşınmazın 19 parsel nosu ile dava dışı ... , ... , ... ,... ,... adlı kişiler adına tespit gördüğünü 2011/6208-14301 ancak kadastro tespitine itiraz nedeniyle kadastro Mahkemesine açılan davanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Davalılarında taşınmazın dava dışı kişiler adına tespit gördüğü bilgisi bulunmaktadır. Kadastro Mahkemelerinde resen araştırma ilkesi geçerli olduğuna göre mahkemece Kadastro Mahkemesindeki davanın sonucu beklenerek, taşınmazın 3.kişi adına tescil tarihi kesinleştiğinde davalıların zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca sorumlu olacakları kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar vermesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.