(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/15344 E. , 2011/5420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 14.2.2005 tarihli sözleşme ile davalı TOKİ'den satın aldığı taşınmazın 12 ay içinde teslimi gerekirken 15.10.2008 tarihinde teslim edildiğini bildirerek,9.500 TL kira tazminatı ve 1.500 TL manevi zararın 14.2.2006 tarihinden itibaren yasay faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 6.637.20 TL geç teslimden kaynaklanan maddi tazminatın 20.5.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Taraflar arasında düzenlenen 14.2.2005 tarihli taşınmaz satış sözleşmesinde teslim tarihi 12 ay olarak belirtilmiş,taşınmazın teslimi ise 15.8.2008 tarihinde yapılmıştır.Mahkemece geç teslimden doğan 6.637.20 TL kira tazminatının 12 aylık teslim süresinin dolduğu tarihten itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.Davacı davadan önceki bir tarihte Borçlar Kanunu 101.maddeye göre davalıyı temerrüde düşürmediği gibi,taraflar arasında düzenlenen sözleşmede temerrüt ve faizle ilgili bir düzenleme 2010/15344-2011/5420 yapılmamıştır. Buna göre BK.nun 101.maddesi hükmüne göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı bu madde hükmüne göre davalıyı temerrüde düşürmediğinden dava konusu alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken teslimi gereken tarihten itibaren faiz uygulanması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Nevarki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMUK 436/2 maddesi hükmü gereğidir.