(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/7221 E. , 2011/8467 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.11.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, kadastro sırasında davalılar adına tescil edilen 292 ada 36. 37, 38 parsel sayılı taşınmazların evveliyatının ... kalan ve 1331 sayılı Emvali Metruke Kanununa göre Hazineye intikal eden yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, 292 ada 37 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın davalılara ait olmadığı gerekçesi ile davanın husumet yönünden reddine, 292 ada 36 ve 38 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesi hükmü uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davacının 292 ada 37 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin 292 ada 36 ve 38 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Gerçekten 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, tutanakta belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastro öncesi hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunması ve dava açılması olanağı yoktur.
Ancak, 5841 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3.fıkrasına eklenen “Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” cümlesinde yer alan "...iddia ve taşınmazın niteliğine" ibaresi ve 3. madde ile 3402 sayılı Kanuna eklenen “Geçici 10. madde” Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 günlü ve E.2009/31, K. 2011/77 sayılı kararı ile iptal edildiğinden Hazine’nin mera (yayla) iddiasıyla açtığı iptal ve sınırlandırma davaları on yıllık hak düşürücü sürenin dışında bırakılmıştır. Mahkemece, çekişmenin esası incelenip bir hüküm kurulması gerekirken, davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.