(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/11631 E. , 2012/3259 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 03/01/1996-17/03/2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitiyle, sigortalılık süresine eklenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R
1.Davalı Şirketin tüm davalı SSK'nun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, davacının 03/01/1996-17/03/2005 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, Bordro tanıkları ve 05/07/2010 tarihli bilirkişi raporuna göre kısmi bildirimler nazara alınarak davacının 03/01/1996-17/03/2005 tarihleri arasında 1877 gün bildirilmeyen hizmetinin olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının işçilik alacakları davasında hizmetinin 03/01/1996-11/03/2005 tarihleri arasında 9 yıl 2 ay 8 gün olduğu tespit olunup, işçilik alacaklarının bu hizmete göre hesaplandığı, kurulan hükmün 9. Hukuk Dairesi'nce onanarak kesinleştiği, prim ekstresine göre davalıya ait işyerinden 06/05/1996 tarihinde işe girişinin bulunduğu ve 05/01/2005 tarihine kadar toplam 1431 gün bildirimde bulunulduğu; bilirkişinin 03/01/1996-11/03/2005 tarihleri arasında bildirilmeyen gün sayısının 1877 gün bulunduğunu belirttiği mahkemece de bu raporun uygun bulunduğu, bordro tanıklarının çalışmanın sürekli olduğunu beyan ettikleri görülmüştür.
Mahkemece bilirkişi raporu ve bordro tanık ifadelerine göre 03/01/1996-11/03/2005 tarihleri arasında tespite karar verilmesi yerinde ise de davacının istemine göre davanın kısmen kabulü nazara alınarak davalı Kurum yararına Avukatlık Ücretine hükmedilmemesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 370/2. Maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.