(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/1305 E. , 2012/18678 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından yapılan takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum'un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava; prim borcu nedeni ile davacılar hakkında başlatılan icra takibinin iptaline ilişkindir. Mahkemece; davacılardan ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret AŞ. tarafından açılan dava süresinde açılmadığından reddine, davacılardan ..., ... ve ...’nün davasının kabulü ile haklarında davalı Kurum tarafından 2009/011132 sayılı icra dosyası ile yapılan takibin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; icra takibine konu prim borçlarının 2003 yılı 2. ayı ve 2006 yılı 11.
12.ayları ile 2007 yılı 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. ayları, 2008 yılı 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. ayları, 2009 yılı 1, 2, 3 ve 4. aylarına ait olduğu, davacı şirket adına çıkarılan ödeme emrinin 09.07.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacılardan ... ve ... adına çıkarılan ödeme emirlerinin 07.10.2009 tarihinde, davacı ... adına çıkarılan ödeme emrinin ise 06.10.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 12.10.2009 tarihinde açıldığı, 20.07.2009 tarihinde davacı şirket için haciz kararı verildiği, davacı ... Ünlü'nün 26.02.2001 tarihli Genel Kurulda alınan karar ile yönetim kurulu üyesi seçildiği ve bu kararın 05.02.2003 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı, 30.12.2002 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile Yönetim Kurulu başkanlığına dava dışı ...'nun getirildiği ve 30.12.2002 – 26.10.2004 tarihleri arasında şirketi temsilden ve ilzamdan bu kişinin sorumlu olduğu, 21.07.2004 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile yine dava dışı ...'nun 21.07.2004 – 21.07.2007 tarihleri arasında şirketi temsil ve ilzama yetkili olarak seçildiği, davacı ...'un ise 26.07.2004 tarihinde ortak olduğu ve bunun 03.09.2004 tarihli gazetede yayımlandığı, davacı ...'nün 21.03.2006 tarihli
Yönetim Kurulu kararı ile Yönetim Kurulu başkanı olduğu, bu kararın 05.04.2006 tarihli ticaret sicili gazetesinde yayımlandığı ve 21.03.2006 – 21.03.2009 tarihleri arasında şirketi temsile ve ilzama yetkili olduğu, dava dışı ...'nın 25.08.2009 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile başkan olduğu ve 25.08.2009 – 25.08.2012 tarihleri arasında şirketi temsile ve ilzama yetkili kılındığı, kararın 02.09.2009 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlandığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa'nın 80/12. maddesinde, sigorta primlerini haklı bir neden olmaksızın yasal süresi içinde ödemeyen özel hukuk tüzel kişilerinin üst düzey yönetici ve yetkililerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüştür. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu'nun 317. maddesine göre Anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir. Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir.
Öte yandan süresinde ödenmeyen prim ve diğer kurum alacaklarının bizzat Kurumca cebren takip ve tahsil edilebileceği 506 sayılı Yasa'nın açık hükmü gereğidir. Cebren tahsil ve takip esasları 6183 sayılı Yasa'da gösterilmiştir. 6183 sayılı Yasa'nın mükerrer 35. maddesinde tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerinin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerince tahsil edileceği bildirilmişse de 506 sayılı Yasa 6183 sayılı Yasa'ya nazaran özel bir yasa olup uygulanma önceliğine sahiptir.
Somut olayda; ödeme emri davacı şirkete 09.07.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, dava 12.10.2009 tarihinde açılmıştır. Bu itibarla, 7 günlük dava açma süresi geçtiğinden mahkemece davacı şirket yönünden davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Ayrıca, davacılardan ... ve ...'un da şirkette üst düzey yönetici olmadıkları anlaşıldığından bu davacılar hakkında verilen karar da yerindedir. Ancak davacı ... yönünden; öncelikle usulüne uygun olarak 5510 sayılı Yasa'nın 86. maddesindeki prosedür işletilmeden, şirkete sadece tebligat yapmakla yetinilerek şirketin malvarlığı araştırılmadan ve herhangi bir haciz işlemi yapılmadan direk şirket ortak ve müdürlerine yönelindiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davaya konu borç prim borçlarından kaynaklandığından sorumluluğu olan şirket yöneticileri hakkında ayrıca prim tahakkuk ettirilmesine gerek yoktur. Kaldı ki; davacı ... 21.03.2006 – 21.03.2009 tarihleri arasında şirketi temsile ve ilzama yetkili olup prim borçlarından da sorumludur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın davacı ... hakkında yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.