(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/3306 E. , 2010/13241 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idarenin muhtelif adreslerde kurulu bulunan aboneliklerine ait su ve atık su bedelini ödemediğini ileri sürerek, 12.308.080.000 TL asıl alacak, 18.959.393.064 TL gecikme cezası, 3.288.593.370 TL gecikme cezası KDV’si olmak üzere toplam 34.556.066.434 TL’nin tahsilini, asıl alacağı 26.3.2003 tarihinden itibaren geçecek her ay için yürürlükteki oranlarda gecikme cezası ve KDV uygulanmasını istemiştir. Davalı, zamanaşımı suresinin dolduğunu, atık su bedelinin çevre temizlik vergisi kapsamında olduğu için talep edilemeyeceğini, gecikme cezası ve KDV‘de istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 12.308,09-YTL asıl alacak, 3.288,59 YTL gecikme cezası ve KDV’nin davalıdan tahsiline, asıl alacağa 26.6.2003 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine dair verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, hüküm, Dairemizce; “Dosyaya ibraz edilen 14.1.1987 ve 10.3.2003 tarihli abonelik sözleşmelerinde, uygulanacak faiz ve oranı hakkında bir düzenlemeye yer verilmediği gibi 6183 sayılı yasadaki gecikme zammı oranlarının uygulanacağına ilişkin bir kararlaştırma da olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kurumun aboneleriyle olan ilişkisi özel hukuk hükümlerine tabi olup, abone sözleşmelerinde hüküm bulunmadığına göre, çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince bu hususta bilirkişiden ek rapor alınarak dava konusu su tüketim ve atık su bedeline ilişkin faturanın son ödeme gününden takip tarihine kadar davacının talep edebileceği birikmiş yasal faiz miktarı tespit edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmelidir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının davasının kabulü ile 12.897,93- TL asıl alacak, 9.351,78- TL gecikme cezası 108,99- TL gecikme cezası KDV’si olmak üzere toplam 22.358,70- TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir 2010/3306-13241 isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.24.06.2008 tarihli bozma ilamında; dosyaya ibraz edilen 14.1.1987 ve 10.3.2003 tarihli abonelik sözleşmelerinde, uygulanacak faiz ve oranı hakkında bir düzenlemeye yer verilmediği gibi 6183 sayılı yasadaki gecikme zammı oranlarının uygulanacağına ilişkin bir kararlaştırma da bulunmadığından, çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince bu hususta bilirkişiden ek rapor alınarak, dava konusu su tüketim ve atık su bedeline ilişkin faturaların son ödeme gününden takip tarihine kadar davacının talep edebileceği birikmiş yasal faiz miktarının tespit edilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gereğine değinilmiş ve mahkemece de bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak, bozma üzerine mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda, sözleşme asıllarına ait iç sayfaların dosyaya kazandırılması halinde, sözleşmenin 50. maddesinde gecikme cezasıyla ilgili hükmün bulunduğunun görüleceği gerekçesiyle, .... numaralı abonelik için gecikme cezası ve KDV’si hesaplanmış, mahkemece de bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Hemen belirtilmelidir ki, vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına uymuş olan mahkeme bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Bu müesseseye "usuli müktesep hak" veya "usule ilişkin kazanılmış hak" denir. Bir başka ifadeyle, mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uyulmasıyla, bozma doğrultusunda taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. "Usuli Müktesep Hak", davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Mahkemece, bozmanın içeriğine uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre ve tarafların kazanılmış usuli hakları da göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3.Kabule göre de, bilirkişi raporunda farklı aboneliklere ilişkin olarak hesaplanan gecikme zammı ve yasal faizin toplanarak gecikme zammı olarak nitelendirilmesi ve bu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.