Esas No
E. 2009/8193
Karar No
K. 2010/4987
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

E. 2009/8193 K. 2010/4987 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8193, K. 2010/4987, T. 13.04.2010
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8193
Karar No
2010/4987
Karar Tarihi
13.04.2010
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2009/8193 E.  ,  2010/4987 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı Banka, davalı ile tüketici kredisi sözleşmesi imzalandığını, davalının, gönderilen ihtara rağmen, kredi borcunu ödememesi üzerine, alacağın tahsili için İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2008/7164 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatına ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, dava dışı ... Limited Şirketinde işçi olarak çalıştığını, kendisi ile birlikte çalışan diğer işçilere, bankamatik kartı çıkarılacağı belirtilerek sözleşme imzalatıldığını, suretinin de verilmediğini, kendisinin bankadan kredi kullanmadığı gibi, kredi miktarı parayı da almadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1.Dava, tüketici kredisi sözleşmesi gereğince, alacağın tahsili istemine ilişkin olup davalı, davaya konu krediyi, işçi olarak çalıştığı ... Limited Şirketinin kullandığını, kendisine herhangi bir kredi ödemesi yapılmadığını savunmuştur. Mahkemece alınan 5.3.2009 tarihli bilirkişi raporunda, “18.12.2006 tarihinde davalı adına kullandırılan 12.500,00 YTL tüketici kredisi tutarının, aynı gün davalıya ait mevduat hesabına aktarıldığı, 21.12.2006 tarihinde de bu hesaptan davalıya 12.000 YTL’nin ödendiği, para çekme dekontunda davalının imzasının bulunduğu, ... Limited Şirketine ait mevduat hesabının incelenmesinde ise, 21.12.2006 tarihinde bu hesaba 12.000 YTL’lik ödemeler halinde toplam 72.000,00 YTL’nin yatırıldığı, ancak paraların kimler tarafından yatırıldığına dair bir bilginin bulunmadığı” belirtilmiştir. Davalı, kredinin, sözleşmenin 2009/8193-2010/4987 kefili olarak görünen, gerçekte ise asıl borçlu olması gereken dava dışı ... Limited Şirketi tarafından kullanıldığını, kendisine herhangi bir kredi ödemesi yapılmadığını savunduğuna ve kredinin ödendiği aynı tarihte dava dışı ... Limited Şirketinin hesabına 12.000 TL’lik bölümler halinde bir miktar paranın yatırıldığı da anlaşıldığına göre, davalının bu savunması konusunda inceleme ve araştırma yapılması zorunludur. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde öncelikle davacı tarafından dosyaya sunulan kredi ödeme dekontundaki imzanın davalıya ait olup olmadığı davalıdan sorulup, kabul edilmediği takdirde imza incelemesi yaptırılması, yine banka kayıtları üzerinde, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak, 18.12.2006 tarihinde davalının mevduat hesabına yatırılan para ile, 21.12.2006 tarihinde dava dışı ... Limited Şirketine ait mevduat hesabına yatırılan 12.000,00 YTL’lik ödemelerle, verilen kredi arasında bir ilişki bulunup bulunmadığı hususu araştırılmak suretiyle, krediyi davalının fiilen kullanıp kullanmadığı, davalı iddiasında olduğu gibi, tüketici kredisi görünümü altında olmakla birlikte gerçekte davacının çalıştığı işverene sağlanmış bir ticari kredi niteliğinde olup olmadığı, davalı bankanın da bunu bilebilecek durumda olup olmadığı, bu hususta Banka personeli ile dava dışı şirket arasında el ve işbirliği mevcut olup olmadığı incelenip değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2.Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelemesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadfığına, 1,55 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, 13.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Tüketici Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog