(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/4266 E. , 2011/7013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Dairemiz Üyesi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Güv. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette istihdam edilmediğini, müvekkili şirket ile davacı arasında herhangi bir iş ilişkisinin olmadığını, davacının işe iade talebinin müvekkili şirket cihetinden reddi gerektiğini, davanın haksız ve yersiz açıldığını, reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkili kurumun işçisi olmadığını, 4734 Sayılı Yasa uyarınca anahtar teslimi esasına göre tesis edilen Hizmet Alım Sözleşmesi gereğince işi üstlenen diğer davalı şirketin işçisi olduğunu, müvekkilinin ihaleyi yapan olup, davacı ile müvekkili kurum arasında iş akdi olmadığını, bu nedenle husumet yönünden reddi gerektiğini, bu davanın diğer davalıya karşı açılması gerektiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece her iki davalının da işçisi olarak kabul edilen davacının iş aktinin feshini haklı kılan geçerli nedenler usulünce ortaya konup ispatlanamadığından feshin geçerli nedene dayanmadığı kanaati ile davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Karar her iki davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil, yıllık izin, ikramiye, prim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde, taraf sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade bakımından bir yükümlülüğü yoktur. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden alt işveren ile birlikte sorumluluğu bulunmaktadır.
Somut olayda davacı işçi 20.3.2007-5.1.2010 tarihleri arasında güvenlik elemanı olarak çalışmıştır. Davacı işçinin sözleşmesinin feshedildiğine ilişkin yazılı fesih bildirimi bulunmamaktadır. Dosya içeriğinden davalılar arasında 24.12.2009 tarihli ihale sözleşmesinde asıl işverenin Zonguldak Bölge Müdürlüğüne bağlı yurtların özel güvenlik hizmetinin yürütülmesi konusunda davalıların anlaştıkları, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin iş verilmemek suretiyle eylemli olarak geçerli neden olmadan feshedildiği anlaşılmaktadır. Yazılı fesih bildirimi yapılmadığına ve fesih sebebi açık ve kesin olarak belirtilmediğine göre mahkemece feshin geçersizliğine işçinin işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak davacının davalılardan hangisine iade edildiğinin hüküm fıkrasında belirtilmemiş olması usule aykırı olduğu için, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
1.)Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.)İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE VE DAVACININ DAVALI ... LTD. ŞİRKETİNE AİT İŞYERİNDEKİ İŞİNE İADESİNE,
3.)Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4.)Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5.)Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.)Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.100.00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7.)Davacı tarafından yapılan 31.00 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8.)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak oybirliğiyle 8.12.2011 tarihinde karar verildi.