(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2010/4898 E. , 2010/5100 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R -
Dava, BK'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı yüklenici ödenmeyen iş bedelinin tahsili için başlattığı icra takibine vâki itiraz üzerine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekilleri ile davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Davacı vekillerinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, davalıyı muhatap göstererek düzenlediği 01.07.2004 günlü ve 3.690,00 TL bedelli faturasına dayanarak yaptığı icra takibinde işin bedelinin tahsilini istemiş, davalı ise akdî ilişkiyi benimseyerek işin yapılıp kendisine teslim edildiğini de kabul ederek sadece iş bedelinin ödendiğini ileri sürüp takibe itiraz etmiş, ne var ki, ödeme savunmasını kanıtlayamamıştır. Bu durumda davalının yargılama süresi boyunca iş bedelinin miktarına yönelik herhangi bir itirazının bulunmaması karşısında takibe konu alacağın likid (belirlenebilir) olduğu açıktır. Şu halde İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca borçlu itirazında haksız çıkmış olmakla davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerkirken yazılı şekilde red kararı verilmesi yerinde olmamıştır. Bunun yanında dava,
İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılmış bir itirazın iptâli davası olmasına karşın mahkemece ortada bir alacak davası varmış gibi tahsil hükmü kurulması da yerinde görülmemiştir. Belirtilen sebeplerle hükmün bozulması gerekirse de düşülen bu hataların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.