Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2010/5680
Karar No
K. 2010/13410
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2010/5680 E.  ,  2010/13410 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde davacılardan.....’un maliki olduğu dairenin bulunduğu binanın yıkıldığını, babaları ve anneleri ile davacılardan ...’in kızı’nın enkaz altında kalarak hayatını kaybettiğini, satıcı ve mütaahhit olan davalı şirket ile diğer davalı ...’in, uğramış oldukları maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, davacılardan ...... için yıkılan daire bedeli olarak 30.000,00 YTL, enkaz altında kalan eşyalar için de 5.000,00 YTL olmak üzere toplam 35.000,00 YTL maddi, davacılardan.... ve ..... için 60.000,00 YTL, ... için ise 80.000,00 YTL manevi tazminatın, 17.8.1999 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, “davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne, bilirkişi raporları gereğince davalının tespit edilen 6/8 kusur oranına göre tazminat miktarından indirim yapılmak suretiyle davacı ... yönünden 1.200,00 YTL eşya, 4.155,30 YTL de binadan kaynaklanan alacağın ve 4.000,00 YTL de manevi tazminatın tahsiline, davalılar.... için 4.000,00 YTL, ... için ise 6.000,00 YTL 2010/5680-13410 manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine” ilişkin verilen ilk hükmün taraflarca temyizi üzerine, Dairemizce, temyiz harcı süresinde ödenmediğinden HUMK.nun 434/3 maddesi uyarınca davalıların temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, davacıların ise sair temyiz itirazları reddedilerek, “davada kusur incelemesi yaptırılarak davalıların 6/8 oranında kusurlu olduklarına ilişkin verilen bilirkişi raporu gereğince kusur oranına göre maddi tazminata hükmedilmişse de, olayda davacı alıcı yönünden kusur sorumluluğuna göre hüküm kurulması mümkün değildir. Davalı, binanın tekniğine uygun olmayan şekilde eksik ve kusurlu yapılmasından dolayı depremde oluşan davacı ...’un zararının tamamından sorumlu olduğu halde, mahkemece kusur oranı nispetinde davanın kabulüne karar verilmiş olması”, “Davacı ...’un müteahhit olan davalıdan satın aldığı daire, tekniğine uygun olarak inşa edilmediğinden 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde yıkılmış olup, bu durumda adı geçen davacı yıkılan dairenin dava tarihindeki rayiç değerinin tahsilini talep etmek hakkına sahip olduğundan mahkemece dairenin dava tarihindeki rayiç değerinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus gözardı edilerek Bayındırlık Bakanlığının 2000 yılına ilişkin birim fiyatlarına göre yapılan hesaplama gereğince hüküm kurulmuş olması, ve “davacılar yararına daha yüksek miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktarlar üzerinden düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmiş olması”nın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, hüküm açıklanan nedenlerle davacılar yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, “davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne, depremin şiddeti dikkate alınarak maddi tazminat miktarından %35 oranında indirim yapılmak suretiyle davacı .... yönünden 1.200,00 YTL eşya, 4.155,30 YTL de binadan kaynaklanan alacağın ve 6.000,00 YTL de manevi tazminatın tahsiline, davalılar....ve ..... için 6.000,00 YTL, ... için ise 9.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine” karar verilmiş, hüküm bu kez de taraflarca temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddine. Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesinde;

2.Hükmüne uyulan Dairemize ait bozma ilamında, davacı alıcı yönünden kusur sorumluluğuna göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, davalının, binanın tekniğine uygun olmayan şekilde eksik ve kusurlu yapılmasından dolayı depremde oluşan davacı ...’un zararının tamamından sorumlu olduğu belirtilmiş olup, mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle bu konuda davacı yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olmasına rağmen, hükmedilen maddi tazminat miktarından %35 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

3.Bozma ilamında, davacı ...’un, yıkılan dairenin dava tarihindeki rayiç değerinin tahsilini talep edebileceği belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporunda, “dava tarihi itibariyle dairenin değerinin, 6 yıllık yıpranma payı düşüldükten sonra 4230,00 TL olduğu” belirtilmişse de, raporun alt kısmında ise, “dairenin Bayındırlık Birim fiyatlarına göre değerinin 4230,00 TL olduğu” açıklanmış olup, rapor bu haliyle denetime elverişli değildir. Bozma ilamında belirtildiği gibi, depremde yıkılan davacı .....’a ait dairenin, dava tarihindeki rayiç değeri konusunda, emsal araştırması ve karşılaştırılması da yapılarak, uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan, açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirir.

4.Dairemize ait bozma ilamında, “davacılar yararına daha yüksek miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı miktarlar üzerinden düşük oranda manevi tazminata hükmedilmiş olması” da, bozma nedeni yapılmış olup, mahkemece bozmaya uyularak, daha önce davacılar yararına hükmedilmiş olan manevi tazminat miktarları bu kez %50 oranında artırılarak, davacılardan.....ve ... için ayrı ayrı olmak üzere 6.000,00 TL, davacı ... için ise, 9.000,00 TL üzerinden hüküm kurulmuşsa da, hükmedilen bu miktarların da, somut olayın özelliğine uygun ve yeterli olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Nitekim manevi tazminatın amacı, çekilen acıları biraz olsun dindirmek, kırılan yaşama arzusunu tazelemek, kişiyi yaşama yeniden bağlamak ve ruhsal dengeyi sağlamak olup, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde ...’a ait dairenin bulunduğu binanın, yıkılması nedeniyle davacılardan ...’ın, annesini, babasını, yeğenini, evini ve eşyalarını, davacılardan ..., ... ... ve ...’nin, annelerini, babalarını ve yeğenlerini, davacılardan ...’in ise kızını, anne ve babasını kaybetmiş olmaları göz önüne alındığında, bozma sonrasında hükmedilen tazminat miktarının 2010/5680-13410 da, davacıların yaşadıkları acı, üzüntü ve sıkıntılar nedeniyle, olayın özelliğine ve manevi tazminatın amacına uygun ve yeterli olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, mahkemece davalının eyleminin hukuka aykırılığı ve somut olayın özellikleri de dikkate alınmak suretiyle, davacılar yararına daha yüksek miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, yazılı miktarlar üzerinden hüküm kurulmuş olması da, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ: 1. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, 2.054,03 TL. kalan harcın davalılardan alınmasına, 17.15 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Tüketici Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog