4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/13515 E. , 2022/6590 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ...Ş aleyhine 05/11/2019 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen 07/04/2020 günlü kararın davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen 26/08/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü: K A R A R
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve % 19 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL. sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 58.557,11 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; başvurunun kabulü ile 58.557,11 TL tazminatın 07/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; bu karara, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davalının itirazının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Sigorta İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.) Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 26. (HUMK’un 74.) maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep ve sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Davacı tarafından başvuru dilekçesinde ve ıslah dilekçesinde faiz istenmediği halde Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce temerrüt tarihi olan 07/10/2019 tarihinden itibaren yasal faize hükmedildiği, davalı vekili tarafından sunulan temyiz başvuru dilekçesinde ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin beyan edildiği anlaşılmaktadır. O halde,
davalı vekilinin kabulü de gözetilerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvuru tarihi olan 05/11/2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken talebi aşacak şekilde temerrüt tarihi olan 07/10/2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması doğru değildir.
3.) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.