(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/20966 E. , 2013/19782 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili sendika ile aynı hizmet kolunda faaliyet gösteren Türk Sağlık-Sen Sendikasının Sağlık Bakanlığında var olduğunu iddia ettiği üyelerinin haksız ve yersiz olarak kayıtlara geçirildiğini, on bine yakın personelin üyelik formu doldurmadıkları halde üye gösterildiğini, ayrıca kanuna aykırı olarak üyelik formu düzenlendiğini ve yetki almaya çalışıldığını, üyelik formu olmadan Türk Sağlık-Sen Sendikası üyesi olarak yazıldığı tespit edilen Afyonkarahisar'da 2 kişi, Aksaray'da 19 kişi, Hatay'da 148 kişi, İstanbul Kağıthane'de 3 kişi, İstanbul Kadıköy'de 9 kişi, İstanbul Gureba'da 3 kişi, Kars'ta 33 kişi, Kırşehir'de 22 kişi, Ordu'da 160 kişinin üyelik formu olmadığını, bunların dışında üyelik formu olmayan 9.600 kamu görevlisinin bulunduğunu iddia ederek ...'e üyelik formu bulunmayan ve yasaya aykırı biçimde üye olarak gösterilen ... personelinin tespitini, bu personelin ...'in üyesi olmadığının tespitini, 2011 yılı yetki döneminde üyelik formu olmayan personelin ... üyesi olarak gösterilmemesi için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ...-Sen Sendikası vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı Sendikanın 4688/14. maddesinde sendika üyeliğinin nasıl kazanılacağının düzenlendiğini, davacının iddialarının somut bir bilgi ve belgeye dayanmadığını, muğlak ve genel ifadeler kullanıldığını, müvekkili sendikanın usulsüzlük yaptığına dair Kurum ve Kuruluşlar tarafından yapılmış bir tespit bulunmadığı gibi davacı sendikanın şubeleri tarafından 4688/30. maddeye göre tutulan 15.05.2011 tarihli tutanaklar da bir itirazın bulunmadığını, ayrıca üyelik formu olmadığı halde üye kabul edilenler hakkında herhangi bir isim verilmediğini, 4688/25. maddeye göre sendikaya üye olmayan bir kamu görevlisinden sendika üyelik aidatı kesilemeyeceğini, şayet kesinti yapılmışsa, bunun sorumluluğunun sendika değil ilgili işlemi yapan idareye ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, açılan davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, öncelikle Bakanlığa husumet düşmediğini, sendika üyeliğinin diğer davalı Sendikayı ilgilendiren bir husus olup, husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı sendika tarafından yetki tespitine itiraz etme hakkı veren istatistiğin yayımlanmadığını, henüz herhangi bir hak kaybından söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, delil tespiti mahiyetinde karar verilemeyeceği, 4688 sayılı Kanun'un 30. maddesinin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç : Dava davalı sendika üyesi olarak gözüküp de üyelik formu olmayan ve gerçekte davalı sendika üyesi olmayan çalışanların tespiti ile 2011 yılı yetki döneminde bunların dikkate alınmaması için tedbir kararı verilmesine ilişkindir.
Somut olayda; davacı sendika tarafından somutlaştırılmaksızın yaklaşık 10.000 çalışanın davalı sendika üyesi olmamasına rağmen üye olarak gösterildiği, bunun yaklaşan yetki sürecini etkileyeceği iddia edilirken bu kişilerin kendi üyeleri olduğu ise ileri sürülmemiştir. Sendika üyeliği, sendika ile üye arasındaki hukuki ilişkiyi ifade eden bir kavram olup davacı sendikanın bu davadaki talebi esas itibariyle 4688 sayılı Kanun’un 30. maddesi (6289 sayılı Yasa ile değişmeden önce 31. madde) ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106, 114 ve 115. maddeler göre çözümlenmelidir. 4688 sayılı Kanun’un 30. maddesinde sadece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 15 Mayıs itibariyle yapılan tespit üzerine Resmi Gazete’de yayınlanan kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonların toplam üye sayısına ilişkin sonuçlara karşı bunların her yıl temmuz ayında resmi gazetede yayımı tarihinden itibaren beş işgünü içinde kamu görevlileri sendikaları ile konfederasyonlarının üye sayılarının yanlışlığı iddiasıyla sendika ve konfederasyonlarca Ankara İş Mahkemesine itiraz edilebileceği öngörülmüştür. Ancak somut olayda henüz idare ve bakanlıkça yapılan tespit süreci tamamlanmadan söz konusu bu dava açılmıştır. Ayrıca davacı tarafından söz konusu istatistik 07/07/2011 tarihinde yayınlandıktan sonra talep ıslah edilmemiştir.. Söz konusu istatistiğe bakıldığında, üç nolu “sağlık ve sosyal hizmetler” hizmet kolunda davacı ... Sen en fazla üyeye sahip sendika konumunda olup, bağlı olduğu Memur-Sen ile birlikte Kamu Görevlileri Sendikaları heyetinin tespitinde belirleyici olmuşlardır. Diğer taraftan 2011 Yılı toplu görüşmeleri sonuçlanmış ve toplu sözleşme imzalanmış ve hatta toplu sözleşme sona ermiştir. Daha da ötesi temyiz incelemesi tarihi itibariyle 2013 Yılı toplu sözleşme de imzalanmıştır.
Tespit davası 6100 sayılı Kanun'un 106. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede, “Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” denilmektedir.
Görüldüğü üzere kanunla belirtilen istisnalar dışında tespit davası açılabilmesi hukuken korunmaya değer güncek bir yararın mevcudiyetine bağlıdır. Bunun dışında hukuki yarar dava şartlarından olup dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Dava şartı eksikliği davanın usulden reddini gerektiren bir haldir. Somut olayda ise yukarıda belirtildiği üzere davacının güncel hukuki yararı ispatlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle usul ve kanuna uygun olan hükmün ilave bu gerekçelerle ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.