(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/26739 E. , 2013/21627 K.
"İçtihat Metni"
Davacı ... adına Avukat ... ile davalı ... adına Avukat ... arasındaki alacak davasına ilişkin Tarsus İş Mahkemesince verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen 18.11.2011 tarih ve 2011/222 esas, 2011/213 karar sayılı kararının kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/09/2012 tarihli ve 2012/223575 sayılı tebliğnamesi ile istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm belgeler okunup dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, duruşma sırasında davacı tarafla anlaştıklarını, dava konusu 7.050,00 TL'lik alacağın müvekkili tarafından davacıya ödendiğini, bu sebeple davanın sulh sebebiyle kabulüne karar verilmesini istemiş, beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davacının da “davalı tarafla müvekkilimin talep ettiği 7.050,00 TL'lik alacaklar 17.11.2011 tarihinde davalı tarafça ödenmiştir, müvekkilimin davalı taraftan herhangi bir hak ve alacakları kalmamıştır, bu nedenle de davalı tarafla anlaştığımızdan davamızın sulh nedeniyle kabulüne karar verilmesini talep ederiz, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama masrafı talebimiz yoktur” şeklindeki imzası ile tasdik ettiği beyanı üzerine, davanın sulh nedeniyle kabulüne, 3.876,00 TL kıdem tazminatı, 1.675,50 TL ihbar tazminatı olmak üzere toplam 5.550,00 TL'nin 30.06.2011 tarihinden itibaren bankalarca uygulanacak en yüksek mevduat faizinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar taraflarca temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir. Temyiz: Kararı, kanun yararına bozulması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sulhun dava sonucuna etkisi noktasında toplanmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 313/1. maddesinde sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme olarak tanımlanmıştır. 6100 sayılı Kanun'un “sulhun etkisi” başlıklı 315. maddesinde ise, “sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında dava konusu alacakların davacıya ödendiği yönünde sulh yapıldığı, ödemenin davacının da kabulünde olduğu, buna rağmen mahkemece davanın sulh sebebi ile kabulüne karar verildikten sonra ödemede tekerrüre yol açacak şekilde 3.876,00 TL kıdem tazminatı, 1.675,50 TL ihbar tazminatı olmak üzere toplam 5.550,00 TL'nin davalıdan tahsiline hükmedildiği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 315. maddesi gereğince sulhun tasdiki ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, zaten davacıya ödenmiş olan dava konusu alacağın yeniden tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.