(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/8282 E. , 2013/10645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı kazada ağır şekilde hasarlandığını, kazanın davalıya ihbar edildiğini ancak zararın karşılanmadığını, tesbit raporuna göre aracın pertinin uygun olduğunu belirterek sovtaj bedelinin mahsubu ile şimdilik 5.000 TL araç bedelinin ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihten, 500 TL araç mahrumiyeti giderinin dava tarihinden, 354 TL çekici ücretinin 9.2.2012 fatura tarihinden, 464,80 TL tesbit masrafının dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 6.2.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile 18.500 TL araç bedelinin tazminini istemiştir.
Davalı vekili, tesbit raporunu, hasar miktarını kabul etmediğini, aracın ekspertiz raporuna göre 12.750 TL.sına tamirinin mümkün olduğunu, davacının aracını çıkma ve yan sanayi eş değer parçalarla tamir ettirdiğini, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 18.500 TL araç bedelinin 14.11.2011 tarihinden, 354 TL çekici ücretinin 9.12.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı sigortacının rizikonun teminat kapsamında kalmadığını somut delillerle kanıtlayamamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak, davacı sigortalı tarafından davalı ... aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir.
Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.3.3.1.2.1 maddesi uyarınca, " onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı talep ettiği takdirde sigortacının malı olur". Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, davalı ... meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altındadır. Kasko sigortasında asıl amaç, gerçek zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır.
Davacı taraf dava dilekçesinden de açıkça anlaşıldığı üzere aracın 2. el değerinden hurda değerinin mahsubu ile belirlenecek hasar bedelini talep ederek tercih hakkını aracın hasarlı hali ile müvekkilinin üzerinde bırakılması yönünde tercih etmiştir.
Davacı aracı 2008 model ... otomobil olup davaya konu riziko 5.11.2011 tarihinde meydana gelmiştir.
Davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan ve davalı ... şirketinin açıkça itirazına uğrayan 6.2.2012 tarihli tesbit raporunda aracın hasarının ağır olduğu, onarımı halinde 23.000 TL tutarında tamir gideri olacağı, onarım sırasında değişmesi gereken başka parçaların da ortaya çıkabileceği, hasarın artabileceği, pertinin uygun olduğu, kaza tarihi itibariyle piyasa rayicinin 33.250 TL, sovtaj değerinin 14.250 TL edeceği, hasar miktarının buna göre 19.000 TL olduğu belirtilmiştir.
Ekspertiz raporunda aracın KDV hariç 12.750 TL.sına tamir edilebileceği açıklanmış, davacı vekili şimdilik 5000 TL hasar bedelinin ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihten işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile bu talebini 18.500 TL.sına çıkarmıştır.
Davalı vekili diğer itirazları yanında aracın daha önceden de kaza yaptığını, piyasa rayicinin buna göre belirlenmesini talep etmiş, bu konuda belge ibraz etmeden TRAMER kaydına dayanmıştır. Aracın kasko bedeli 32.750 TL.sıdır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; ekspertiz raporunda aracın yan sanayi parçalarla tamirinin öngörüldüğünü, bu onarımın sağlıklı olmayacağını, bu durumda araçta değer kaybı zararınında oluşacağını, aracın tesbit raporundaki gibi onarımının 23.000 TL.sına malolacağını, pertinin uygun olduğunu, aracın olay tarihindeki piyasa rayicinin kasko değerini geçemeyeceğinden 32.750 TL, sovtajının 14.250 TL olduğunu belirterek 18.500 TL zarar tesbit etmiştir. Mahkemece davalı tarafın, aracın daha önceden geçirildiği ileri sürülen trafik kazasına ilişkin bilgi ve belgeler temin edilmeden, bu hususların da aracın 2.el piyasa değerini ve sovtajını etkileyip etkilemediğini belirlenmeden bu rapora göre 18.500 TL yönünden dava kabul edilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece davalı tarafın savunmasına göre davacı aracının davaya konu rizikodan önce başka trafik kazasına karışıp karışmadığının araştırılması, böyle bir hususun mevcudiyeti halinde, ilgililerinden kazaya ilişkin tüm belge ve bilgilerin getirtilmesi, daha sonra İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek önceki bilirkişiler dışında hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan tüm dosya kapması, iddia ve savunma, itirazlar, ekspertiz raporu, tesbit raporu, hükme esas alınan bilirkişi raporununda irdelenip değerlendirildiği, aracın onarımının mı pertinin mi uygun olduğu pertinin uygun olması halinde aracın olay tarihindeki 2. el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin belirlendiği ayrıntılı gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3.Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince;
Taraflar arasındaki ilişkinin TTK.da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına ve bu türlü sözleşmelerin TTK.nin 3 ve 4 maddeleri hükümleri uyarınca mutlak ticari işlerden olmasına, davacı vekilinin dava dilekçesinde tazminatın ticari faiziyle tahsilini talep etmesine göre ticari temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize karar verilmesi, ayrıca davacı vekilinin 354 TL çekici giderinin 9.2.2012 fatura tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tazminini talep etmesine rağmen 9.12.2012 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de isabetli değildir.
4.Davacı vekili, dava ve ıslah dilekçelerinde tazminatın ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihten işleyecek temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Riziko 5.11.2011 tarihinde meydana gelmiş, 14.11.2011 tarihinde ekspertiz incelemesi yapılması talep edilmiş, incelemeden sonra 21.3.2012 tarihinde ekspertiz raporu düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece alacağın (hasar bedelinin) 21.3.2012 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken HMK.nin 26. maddesi hilafına, davacı talebi aşılarak eksper incelemesinin talep edildiği 14.11.2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru değildir.