Esas No
E. 2009/1117
Karar No
K. 2009/4825
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2009/1117 E.  ,  2009/4825 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,

TARİHİ : 12/12/2007

NUMARASI : 2006/141-2007/438

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı Hazine, tapuda davalılar adına kayıtlı 2809 sayılı parselin kıyı-kenar çgzisi içinde kaldığını ileri sürerek, tapu iptal isteğinde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacı iddiası sabit görülerek, davanın kabulüne karar  verilmiştir.

Karar,  davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi   raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisi  içerisinde kaldığı iddiasına dayalı tapu iptal ve sicilin  kütükten  terkini  isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğine ve toplanan  delillere göre; çekişme  konusu taşınmazın geldisi 2152-2153 ile 2154 parsel sayılı taşınmazların  kadastro  tespitinin 17.9.1980 tarihinde yapıldığı, 31.3.1981'de  kesinleştiği ve davanın  31.1.2006 tarihinde açıldığı  anlaşılmaktadır.

Her nekadar, nizalı  taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde  kalan bölümü devletin hüküm ve  tasarrufu  altında ve kamu malı niteliğinde  özel  mülkiyete  konu olamayacak  (Anayasanın 43, 3402 Sayılı  Kadastro Yasasının 16/C  maddesi gereğince  )  yerlerden  olduğu  keşfen saptanmış ise de; 25.2.2009  tarihinde  kabul edilip 14.3.2009  tarihinde yürürlüğe giren  5841 Sayılı Yasanın 2.  maddesi ile  3402 Sayılı Yasanın 12.  maddesinin 3. Fıkrasına  eklenen  " bu hüküm iddia ve taşınmazın  niteliğine  yahut  Devlet ve  diğer kamu tüzel kişileri  dahil  tarafların sıfatına  bakılmaksızın  uygulanır" ve 3. maddesi ile eklenen geçici 8. maddesinin  " bu kanunun 12.  maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve  tasarrufu altında  olduğu iddası  ile yürürlük  tarihinden önce  açılmış ve  henüz kesin   hükme  bağlanmamış olan davalarda  dahi  uygulanır"  şeklindeki  hükmü  gözetildiğinde  kadastro  tespitinin  kesinleştiği tarih olan  31.3.1981 ile davanın açıldığı tarih  arasında  3402 Sayılı Yasanın 12.  maddesinde  sözü edilen  10 yıllık  hak düşürücü sürenin  geçmiş  olduğu sabittir.

Hemen belirtilmelidir ki; sonradan çıkan İçtihadı Birleştirme Kararı ile yürürlüğe giren yasa hükümlerinin kesin hüküm halini almamış eldeki davalara da uygulanacağı tartışmasızdır. Esasen, 9.5.1960 tarih 21/9 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı sonradan yürürlüğe konulan İçtihadı Birleştirme Kararının kazanılmış hakkın istisnasını teşkil edeceğini öngörmüştür. O halde,  yukarıda belirtilen yasal  düzenlemeler karşısında davanın  hak düşürücü süreden  dolayı  reddine karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır. Öyleyse, davalıların temyiz itirazlarınIn kabulü ile  hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.  maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.4.2009 tarihinde oybirliğiyle  karar verildi.  

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog