Aramaya Dön

(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2011/7252
Karar No
K. 2012/1612
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi         2011/7252 E.  ,  2012/1612 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını, davalı ... şirketinin ihbara rağmen aracın kullanım tarzına aykırı olarak kullanıldığı iddiası ile kasko bedelini ödemekten kaçındığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL hasar tutarının olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, kasko sigortalı aracın özel oto kullanım tarzında teminat altına alınmış olmasına karşın "rent a car" olarak kullanımı sırasında hasarlandığını belirtip, hasara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre "rent a car" işi ile uğraşan davacının, davaya konu trafik kazasına konu olan aracı, kiralama işi dışında araç sürücüsüne verdiği ispatlanamadığından hasar bedelinin tazminine ilişkin olarak açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.

TTK’nun 1281.maddesine göre , hasarın teminat dışında olduğunun ispatı davalı sigortacıya düşmektedir. Kasko Sigortası Genel Şartlarında özel aracın, sigortacının bilgisi dışında ticari olarak kullanması teminat dışı bir hal olarak düzenlenmemiştir. Bu maddenin amacı sigorta primini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Gerçekten de TTK 1291.maddesinin özel bir düzenlemesi olan Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.3 maddesinin ilk fıkrasında sözleşme yapılmasından sonra aracın poliçede belirtilen kullanış tarzının sigortacının muvafakatı alınmadan değiştirilmesi halinde sigortacıya sözleşmeyi fesih hakkı tanınmış, aynı genel şartların 3.3 maddesinde ise sigortacının sözleşmeyi daha ağır şartlarda yapmasını gerektiren hallerde fesihten önce riziko gerçekleşmiş ise sigortacının tazminatı tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre (proporsiyon) ödeneceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Somut olayda, davacı şirket adına kayıtlı ve davalı sigortacıya kaskolu araç dava dışı sürücü yönetimindeyken karıştığı tek taraflı kazada hasarlanmıştır.

Davacının davalıya ihbarına rağmen davalı ... aracın poliçede özel oto olarak sigorta ettirildiğini, priminin buna göre ödendiğini, bu şekilde teminat altına alınmasına rağmen "rent a car" aracı olarak kullanılması sırasında kazanın meydana geldiğini, bu halin teminat kapsamında bulunmadığını, davacının oto kiralama işiyle iştigal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlgili Vergi Dairesi Müdürlüğünün 11.1.2010 tarihli cevabi içinde gönderilen belgelerden davacı şirketin diğer faaliyetleri yanında araç kiralama işini de yaptığı anlaşılmaktadır. Ancak bu kazaya karışan aracın da kiralık olarak kullanıldığını ve bu sırada kazanın meydana geldiğini göstermez. Kaldı ki dosya kapsamına göre davacı tarafın davaya konu aracı, dava dışı sürücüye kiraladığına dair kira sözleşmesi vs. gibi somut hiç bir delil bulunmadığı gibi aksine duruşmalarda dinlenen tanıkların beyanlarına göre aracın dava dışı sürücüye kiralanmadığı, davacı şirket yetkilisi tarafından aile dostu olan tanık Tuncer Ertürk!ün ricası üzerine geçici süre kullanılması için emaneten verildiği, veriliş sebebi nedeniyle karşılığında araç kiralama bedeli ödenmediği, davacı şirketin rent a car işinde kullandığı araçların ticari olarak poliçesinin yaptırıldığı, davaya konu kazaya karışan araç ile birlikte bir başka aracın şirket yetkililerinin hizmetinde özel araç olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. Davalı sigortacı savunmasını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak durumunda olup aracın "rent a car" olarak kullanıldığını ve bu sırada trafik kazasının olduğunu somut delillerle ispatlayamamıştır. Dava dışı sürücü dahi aracı emaneten aldığını, kiralamadığını bildirmiştir. Bu durumda kaskolu aracın "rent a car" olarak kullanılmadığının hasarın teminat kapsamında bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3.HUMK’nun 275.maddesi Hükmü uyarınca “mahkeme, çözümü özel ve teknik bir bilgi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir". 1.7.2008 tarihli ekspertiz raporuna göre davacı taraf aracının onarımı ekonomik olmayıp pertinin uygun olduğu belirtilmiş ve piyasa rayiç değerinin 14.000 TL , sovtaj bedelinin 5.000 TL olduğu tespit edilmiştir.

Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2.1. maddesinde onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı talep ettiği takdirde sigortacının malı olur" hükmü öngörülmüştür. Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere sigorta şirketi meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını sigorta ettirenin kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı tarafından sigorta ettirenin uhdesinde bırakıp, hurda bedelini tazminattan düşmesi olanaklı değildir. Zira kasko sigortasında aslolan amaç zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Bununla birlikte poliçede gösterilen sigorta değeri mutlak ödenmesi gereken bir meblağ değildir. Sigorta şirketi riziko tarihinde meydana gelen gerçek zarar miktarından azami sigorta değerine kadar sorumludur. Gerçek zarar miktarının tespiti için uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir. Dosyada mevcut sigortacı – hukukçu avukat bilirkişi raporunda ekspertiz raporuna atıfta bulunarak aracın hasar bedelini tespit etmişse de bilirkişi, araç hasarının tesbiti hususunda uzman değildir.

Bu durumda mahkemece ... Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamı birlikte gözetilerek davaya konu kaza nedeniyle davacı aracında meydana gelen hasar miktarı, aracın onarımının mı, pertinin mi uygun olduğu, pertinin uygun bulunması halinde olay tarihindeki 2. el piyasa rayiç değeri ile sovtaj bedelinin tespiti hususlarında önceki rapor ve ekspertiz raporununda irdelendiği ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak, aracın perti cihetine gidilmesi durumunda davacı sigortalıdan aracı hurdasının kimde bırakılmasını istediği konusunda tercih hakkının sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken konunun uzmanı olmayan ya da ne şekilde hasar konusunda uzmanlığı bulunduğu anlaşılamayan bilirkişiden rapor alınması da isabetli değildir.

SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı ... Tur Eml. Kuy. Ve Oto Kir. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.1281 TTK md.1291
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog