1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2010/3680 E. , 2010/6569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : TÜRKOĞLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/02/2009
NUMARASI : 2008/239-2009/26
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/47 esas-1999/236 karar sayılı kesinleşen karar uyarınca, aleyhlerine elatmanın önlenmesine karar verildiğini anılan dava dosyasında hükme esas alınan fen bilirkişi M.K. hakkında açılan ceza davasının beraat hükmünün Yargıtayca bozulduğunu, ancak dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırıldığını ileri sürerek, HUMK’nun 445.maddesi hükümleri gereğince aleyhlerine verilen kararın kaldırılarak, davanın reddi ile infazın eski hale getirilmesini ve infazen teslim edilen yerin iadesi isteminde bulunmuşlardır. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Bir kısım dahili davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iadei muhakeme talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle talebin reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; …..Her nekadar davanın açılışında davacılar tarafından verilen vekaletnamede yargılamanın iadesi davası için özel yetki verilmemişse de, davanın devamı sırasında bu eksikliğin giderildiği anlaşılmakla, bu nedene dayanarak davanın reddedilmiş olması doğru olmadığı gibi, davacılar yargılamanın iadesinde HUMK’nun 445/5 maddesine dayanmışlar, bilirkişi hakkında açılan kamu davası zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmış olup, HUMK’nun 447.maddesine göre, 3 aylık hak düşürücü sürenin, ceza davasının zamanaşımı ile ortadan kaldırılması kararının kesinleşmesinden itibaren hesaplanması gerektiği gözetilmeksizin davanın hak düşürücü süreden reddi doğru olmadığı, işin esası yönünden bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan soruşturma sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı A. Ç. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi.. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, yargılamanın yenilenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, daha önce iade-i muhakeme talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle talebin reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “….hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddinin doğru olmadığı işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gereğine” değinilerek bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamından sonra davanın kabulü ile 1999/47 esas -1999/236 sayılı kararın kaldırılmasına, 02.11.1999 tarih 99/47 esas sayılı dosya davacısı A.Ç.’ın açtığı davanın reddi ile infazın eski hale getirilmesine karar verildiği görülmektedir.
Davacılar, aleyhlerine hüküm kurulan 1999/47 esas-236 karar sayılı kesinleşen ilamda hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen M. K. hakkındaki ceza davasında beraat hükmünün ilgili Dairesince Yargıtayda bozulduğunu, ancak daha sonra zamanaşımının dolması nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırıldığını ileri sürerek, HUMK’nun 445.maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesini istemişler, talepleri yerinde görülmüşse de; HUMK.’nun 445.maddesinde iade-i muhakeme sebebleri açıklıkla belirlenmiş olup, yargılamanın yenilenmesine dayanak yapılan 2006/143 esas-2007/23 karar sayılı Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında “görevi kötüye kullanmak” suçundan hakkında kamu davası açılan bilirkişi Mehmet Keskin hakkında verilen beraat hükmünün”eksik soruşturma ile karar verildiği” gerekçesiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesince 23.05.2006 tarihinde bozulduğu 28.02.2007 tarihinde zamanaşımı nedeniyle kamu davasının mahkemesince ortadan kaldırıldığı gözetildiğinde HUMK’nun 445/5 maddesi koşullarının eldeki dava yönünden gerçekleştiğini söyleyebilme olanağı yoktur. Hal böyle olunca, davanın reddi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.