(Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2012/7126 E. , 2012/10200 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacılar vekili davalıların işleteni sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkillerinin desteklerinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek, toplam 261.524,39 TL, 4.000,00 TL cenaze gideri ve 4.000,00 TL tedavi gideri ile toplam 208.000,00 TL manevi tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, toplam 261.524,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 1.081,34 TL tedavi gideri ve 1.680,00 TL cenaze giderinin davalılardan toplam 113.000,00 TL manevi tazminatının sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı ... şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısı olup ölüm halinde şahıs başına sorumluluğu 80.000,00 TL ile sınırlıdır. Meydana gelen kazada altı kişi hayatını kaybetmiştir. Sigorta şirketinin sorumluluğu belirlenirken hayatını kaybeden her bir kişi yönünden desteğini kaybeden kişilere 80.000,00 TL limit ile sorumludur. Mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın sigorta şirketi, her bir davacı yönünden hesaplanan toplam tazminat tutarından 80.000,00 TL limit ile sorumlu imiş gibi hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. Davacılar aleyhine olan bu husus davacılar tarafından temyiz edilmemiş olmakla davalı ... şirketi yönünden kesinleşmiştir. Ne var ki, kurulacak hükümde, müteselsil borçlu davalıların birbirlerine olan rücu haklarına engel olunmaması için davalı ... şirketinin sorumluluğunun tespitine karar verilmesi gerekir.(HGK 04.11.2009, 2009/16-428 Esas, 2009/483 Karar)